Brusellaya bağlı spondilodiskit ve sakroileit olgularında nötrofil/lenfosit oranının ve ortalama trombosit hacminin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALPER AKIN GÖZÜBÜYÜK

Danışman: ZERRİN YULUĞKURAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bruselloz dünyada en sık rastlanan zoonoz olup insanlarda da tüm organ sistemlerini tutabilen bir hastalığa sebep olmaktadır. Ayrıca ülkemizinde dahil olduğu gelişmekte olan ülkelerde önemli bir ekonomik kayıp ve halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Herhangi bir organ sisteminin tutulumu şeklinde lokalize enfeksiyonlar vakaların %30 unda izlenmekte olup en sık osteoartikuler tutulum şeklinde görülmektedir. Bu bilgiler ışığında brusellozda önemli bir komplikasyon olan, tanıda pahalı görüntüleme tekniklerinin kullanıldığı ve tedavi sürecini değiştiren spondilodiskit ve sakroiletin erken tanısında yeni bir inflamatuvar araç olarak nötrofil/lenfosit oranı (NLO) ve ortalama trombosit hacminin (MPV) değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda 01.08.2005 ve 01.08.2015 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvuran ve bruselloz tanısı almış 150 hastanın retrosprektif analizi yapıldı. Çalışma kapsamına alınan 150 bruselloz hastasından 35'inde spondilodiskit, 7'sinde sakroileit olduğu görüldü. NLO ve MPV'nin spondilodiskit veya sakoileit öngörüsü için anlamlı olmadığı saptandı. Sedimantasyon değeri yüksekliğinin ise spondilodiskit veya sakroileit için iyi bir belirteç olarak kullanılabileceği görüldü. Spondilodiskit görülen hastaların yaş ortalaması 54 (±13,59 ss) iken bu oran sakroileitte 41,14 (±12,03 ss) bulundu ve spondilodiskitlerin ileri yaşta görülme sıklığının arttığı saptandı. Kan kültürlerinde Brucella izolasyonu saptanan toplam 77 hastanın 62'sinde spondilodiskit veya sakroileit izlenmemiş olup istatistiki olarak kan kültürü üremesi olan hastalarda spondilodiskit ve sakroileit görülme sıklığının azaldığı saptandı (p=0,005). Sonuç olarak çalışma, retrospektif olarak değerlendirilen belirteçler içerisinde sedimantasyonun bu grup hastalarda değerlendirmede kullanılabilir olduğunu gösterdi.