ÇOCUKLUK ÇAĞINDA BAŞ AĞRISI YAKINMASI İLE BAŞVURAN OLGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU KARABEY TERZİ
Danışman: YASEMİN KARAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Baş ağrısı, çocuklar ve ergenler arasında sık görülen bir semptomdur. Ruhsal olumsuzlukların yanında fiziksel aktivitelerini kısıtladığı gibi, ebeveynlerin kaygılarının artmasına da neden olmaktadır. Çalışmamızda kliniğimize baş ağrısı yakınması ile başvuran 3- 18 yaş aralığındaki çocukların geriye dönük olarak verilerinin yaş gruplarına ve cinsiyetlere göre değerlendirilmesini amaçladık. Çalışmamıza Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının Çocuk Acil, Genel Pediatri Poliklinik ve Nöroloji Polikliniklerine 2012-2022 yılları arasında baş ağrısı yakınması ile başvuran 230 hasta dahil edildi. Hastaların demografik ve klinik özellikleri, muayene bulguları, baş ağrısının özellikleri, eşlik eden ek semptom ve tetikleyici varlığı, soy geçmiş, EEG, MR ve laboratuvar bulguları, tanıları ve tedavileri ile ilgili verileri değerlendirildi. Hastaların; %42,2'sinin erkek, %57,8'inin kız, yaş ortalamasının 10,91±3,07 yıl olduğu bulundu. Baş ağrısının 3-6 yaş erkek ve 13-18 yaş kız hastalarda daha fazla olduğu, kızlarda erkeklere göre daha fazla ek semptom görüldüğü bulundu. Hastaların %80,9'unun bilateral baş ağrısı tariflediği, unilateral baş ağrısının erkeklerde daha az görüldüğü, hastaların %31,7'sinin frontotemporal baş ağrısı tariflediği bulundu. 7-12 yaş grubunda atakların daha yüksek oranda 1-4 saat sürdüğü, hastaların %80'inde zonklayıcı tipte baş ağrısı izlendiği bulundu. Hipertansiyon tanısı alan hastaların %85,7'sinin ilk başvuruda ölçülen tansiyon değerinin >95 persentil olduğu, hastaların %21,7'sinde stresin baş ağrısında tetikleyici olduğu bulundu. %63'ünün primer, %37'sinin sekonder baş ağrısı tanısı aldığı, MR ve EEG bulgularının cinsiyet ve yaş gruplarına göre benzer dağılımda olduğu, tedavide %35,7'sine herhangi bir tedavi başlanmadığı ve yaşam tarzı değişikliği önerildiği bulundu. Sonuç olarak çalışmamızda literatür ile uyumlu olarak çocukluk çağı baş ağrılarının büyük çoğunluğunu birincil baş ağrılarının oluşturduğu, tetkik ve görüntülemelerin tanıda önemli bir yerinin olmadığı görülmüştür. Baş ağrısının nedenlerine yönelik iyi bir öykü ve muayene ile tetikleyici mekanizmaları iyi değerlendirip bunun neticesinde hastaya en uygun tedavinin planlanması için bu konuda daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır. Aynı zamanda bu çalışma bölgemizde baş ağrısı ile başvuran çocukların yaş grupları ve cinsiyetlere göre değerlendirildiği ilk çalışma olma özelliği taşımaktadır.