KEMİK METASTAZLI HASTALARDA SİMÜLASYON YAPILMADAN UYGULANAN RADYOTERAPİNİN GÜVENİLİRLİĞİNİN ARAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİSA DEDELİ KOÇAK

Danışman: VUSLAT YÜRÜT ÇALOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Palyatif radyoterapi (RT), ileri evre ve metastatik kanser hastalarında ağrı, dispne, kanama gibi hastalık semptomlarını yönetmek için uygulanan etkin bir tedavi yöntemidir. Uygulanan tüm RT palyatif RT'lerin yaklaşık %35-40'ı kemik metastazlarına yöneliktir. RT planlaması için kliniklerde bulunan simülasyon bilgisayarlı tomografi (BT-sim) kullanılarak hastaların kesitsel görüntüleri üzerinde tedavi planlaması yapılmaktadır. Yaşlı ve düşkün hasta popülasyonunda bu aşama konforsuz olabilmekte ve tedavi başlanmasına kadar geçen süreyi uzatabilmektedir. Bu gibi durumlarda hastaların mevcut olan diyagnostik BT görüntüleri üzerinden yapılan planlama ile tedavi süreci hızlandırılabilir. Bu çalışmanın amacı kemik metastazlı hastalarda simülasyonsuz RT'nin etkinliğini ve güvenilirliğini araştırmaktır. Bu amaçla kliniğimizde daha önce tedaviye girmiş olan 15 hastanın BT-sim görüntüleri ve BT-sim görüntüleriyle medyan 3 hafta arayla çekilmiş PET-BT görüntüleri kullanıldı. Her bir hasta için L1-L4 vertebra hedef hacmi ve yakınında bulunan risk altındaki organlar (RAO) olan böbrek, spinal kanal, böbrek hilusu ve böbrek damarları yeniden konturlandı. L1-L4 vertebra konturlanarak oluşturulan CTV'ye 5 mm marj verilerek PTV oluşturuldu ve 8 Gy/1 fraksiyon doz-fraksiyonasyon şeması tanımlandı. Her hastaya BT-sim görüntüleri ve PET-BT görüntüleri üzerinde 3B-KRT ve VMAT teknikleri ile planlama yapıldı. Tedavi koşullarını yansıtması amacıyla PET-BT görüntüleri üzerinde yapılıp BT-sim üzerine kopyalanarak üçüncü bir tedavi planı yapıldı. Hem PET-BT hem de kopyalanan planlar üzerinde kontrast madde etkisini değerlendirme amacıyla oluşturulan planlarla beraber her hasta için 10, toplamda 150 adet tedavi planı oluşturuldu. Tedavi planlarında PTVDmax, PTVD95 ve RAO ortalama ve maksimum dozları hesaplanarak 3B-KRT ve VMAT teknikleri için hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Hedef hacim için, PTVD95 değerlendirildiğinde PET-BT üzerinde ve BT-sim üzerinde yapılan planların karşılaştırılması sonucunda anlamlı fark görülmemiştir. PTVDmax dozları içinse hem 3B-KRT hem de VMAT tekniğinde BT-sim üzerine kopyalanan planlarda daha yüksek bulunmuştur. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı olsa da cGy düzeyindedir ve oldukça küçüktür. RAO'ların ortalama ve maksimum dozları değerlendirildiğinde PET-BT üzerinde ve BT-sim üzerinde yapılan planlarda genel olarak anlamlı fark görülmemiştir. Genel anlamda maksimum doz değerleri 3B-KRT planlarında, ortalama doz değerleri ise VMAT planlarında daha yüksek bulunmuştur. Çalışmamızda L1-L4 vertebra ve yakınında bulunan RAO'ların aldığı dozlar detaylı bir şekilde hem 3B-KRT hem de VMAT tekniği ile istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bunun sonucunda çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular, tedavi planının 3B-KRT veya VMAT tekniklerinden hangisiyle yapılacağına dair kararın hastaya özel olarak verilmesine yardımcı olabilir ve tedavi sırasında BT-sim üzerinde yapılan planlara kıyasla RAO'ların alacağı dozlardaki fark konusunda literatüre katkı sağlayabilir. Çalışmamızın vertebra metastazlarına odaklanmış olması bu bölgeye özel bir optimizasyon sağlamakla beraber bulgularımızın genellenebilirliğini kısıtlayabilir. Sonuç olarak, çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular PET-BT'nin tedavi planlamasında kullanılabilirliğini ve güvenilirliğini göstermiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda yaşlı ve düşkün hasta popülasyonunda tedavi planlama sürecini kısaltmada bir yöntem olarak kullanılabilir. Daha büyük hasta popülasyonunda yapılacak olan çalışmalarla bulgularımızın geniş hasta kitlesinde doğrulanabilirliği sağlanabilir.