Trombositopenik ileri derecede preterm yenidoğanlarda trombosit kitle indeksi ile trombosit transfüzyonu ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İSMAİL SALTIK

Danışman: RIDVAN DURAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Trombositopeni YYBÜ'de ileri derecede preterm yenidoğanlarda sık görülen sorunlardan biridir. Trombositopeninin primer tedavisi trombosit transfüzyonudur. Ancak transfüzyonların çok büyük bir kısmı tedavi amaçlı değil kanamaların önlenebilmesi için profilaktik amaçlı uygulanmaktadır. Son dönemde yapılan çalışmalar transfüzyon kararı verilirken trombosit kitle indeksinin temel alındığında daha az sayıda transfüzyon yapılabileceğini göstermektedir. Amacımız; ileri derecede pretem yenidoğanlarda trombositopeni ile ilişkili faktörler, trombosit transfüzyon endikasyonları, trombosit kitle indeksi ve ilişkili faktörleri araştırmaktı. Çalışmamız Ocak 2013 ve Aralık 2019 tarihleri arasında, TÜTF Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Yenidoğan Yoğun Bakım ünitesinde takip ve tedavi edilen 32. gebelik haftası ve öncesinde doğan trombositopeni tanısı almış 187 ileri derecede preterm yenidoğanın hastane dosyaları incelenerek retrospektif olarak yapıldı. Trombositopeni derecelerine göre gruplandırıldığında yenidoğanda IVH, NEK, sepsis, yenidoğan sarılığı, fototerapi verilmesi, ciddi morbidite varlığı, solunum desteği, İVİG verilmesi, TPN verilen gün sayısı ile istatiksel açıdan anlamlı fark olduğu saptandı. Trombositopeninin başlangıç zamanına göre erken başlangıçlı ve geç başlangıçlı olarak iki gruba ayrıldığında, gestasyonel HT, preeeklampsi, plasental yetmezlik varlığında erken başlangıçlı trombositopeninin daha sık görüldüğü, NEK ve sepsisin geç başlangıçlı trombositopeninin daha sık görüldüğü, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edildi. Trombosit transfüzyonu yapılan bebeklerde IVH, NEK, invaziv girişim, solunum desteği, ciddi morbidite, sepsis, IVIG verilmesi, yenidoğan sarılığı, fototerapi uygulaması ve mortalitenin daha sık görüldüğü ve gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğu saptandı. Çalışmamızda trombosit kitle indeksi kullanılarak transfüzyon planlandığı takdirde yapılmış olan transfüzyonların %24,4 azalacağı tespit edildi. Çalışmamızın yapılma amacına uygun olarak, trombosit transfüzyonu kararı verilirken trombosit kitle indeksi kullanımının gereksiz transfüzyonların azaltılmasında faydalı olacağı sonucuna ulaştık. Gereksiz transfüzyonların engellenmesi, hem maliyetlerin azaltılması, hem kan bankası rezervlerinin korunması, hem de transfüzyonun yol açabileceği zararların önlenmesi açısından önemlidir. Çalışmamız trombositopenik yenidoğanlarda trombosit kitle indeksi temelli kriterlerin kullanımı ile ilgili literatürdeki nadir çalışmalar arasındadır. Daha doğru analizlerin yapılabilmesi için prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: trombosit kitle indeksi, ileri derecede preterm, trombositopeni, trombosit transfüzyonu.