Stafilokok izolatlarında, antibiyotiklerin antibiyofilm etkinliği üzerine N-Asetilsisteinin etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLCAN KUYUCUKLU
Danışman: FATMA KAYNAK ONURDAĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Biyofilmler, antibiyotik etkisine dirençli ve antifagositik etkileri olması nedeniyle sıklıkla tedavisi zor, kronik enfeksiyonlardan sorumlu tutulmaktadır. Staphylococcus aureus ve S. epidermidis hastane kökenli enfeksiyonların en sık etkenlerinden olmaları, enfeksiyonların çoğunlukla biyofilm kaynaklı olmaları nedeniyle oldukça önemli etkenlerdir. Bu çalışmada, Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde çeşitli klinik örneklerden izole edilen 50 adet S. aureus ve S. epidermidis izolatının, biyofilm yapma yeteneklerinin, stafilokok tedavisinde kullanılan antibiyotiklerin Minimum Biyofilm Eradikasyon Konsantrasyonlarının (MBEK) ve biyofilm oluşumu ile ilgili olduğu düşünülen genlerin ekspresyon seviyelerinin, N-asetilsistein (NAC) molekülü varlığındaki değişimin ortaya konması amaçlandı. Çalışmada, mikroplak kristal viyole yöntemi, mikrodilüsyon yöntemi, dama tahtası yöntemi ve qRT-PCR tekniği kullanıldı. Kontrol ve deneme gruplarının (sinerji ve aditif etki tespit edilen konsantrasyonlar) karşılaştırılmasında Student-T testi kullanıldı; p˂0,05 değeri anlamlılık sınır değeri kabul edildi. Çalışmamızda, NAC molekülünün ampisilin ve vankomisin ile birlikte kullanıldığında bu antibiyotiklerin stafilokoklara etki eden MİK değerlerini ve stafilokok biyofilmine etki eden MBEK değerlerini düşürdüğü ve ayrıca stafilokoklarda biyofilm oluşumunda etkili olan icaA, icaD ve sarA genlerinin ekspresyon seviyelerini değiştirdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışmamızda, NAC molekülünün kombine ilaç tedavisi için yeni bir alternatif olabileceği söylenebilir. Ayrıca NAC molekülünün diğer mikroorganizmalar ve antimikrobiyal ajanlar ile de birlikte çalışılmasının tedaviye yeni yaklaşımlar kazandırması açısından umut vaad edici olduğu düşünülmektedir.