Uterin karsinosarkomların moleküler analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ GENÇ ERDOĞAN

Danışman: TÜLİN DENİZ YALTA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Endometrial karsinosarkomlar, yüksek dereceli karsinom ve sarkomatöz elementlerden oluşan, nadir görülen fakat; oldukça agresif neoplazilerdir. Bu tümörlerin patogenezindeki genetik değişiklikler iyi bilinmemektedir. Endometrial karsinosarkomların patogenezinde rol oynayan onkojenlerdeki değişiklikleri analiz ettiğimiz çalışmamızda, NGS yöntemi ile karsinosarkomlarda 12 gen 1237 varyanttan oluşan gen panelindeki varyasyonlar ile klinikopatolojik verilerin karşılaştırılması amaçlandı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı arşivinden uterus yerleşimli karsinosarkom tanısı alan 12 adet olgu dahil edildi. Olgulara ait H&E kesitleri ışık mikroskobunda incelendi. Olgular, güncel sınıflandırılmaya (DSÖ) göre değerlendirilerek histolojik alt tiplendirme yapıldı. Heterolog eleman varlığı, myometrial invazyon derinliği, lenfovasküker invazyonu, diğer doku/organlara yayılım değerlendirildi. Olguların %91,7'sinde EGFR, %41,7'inde ERBB2, %25'inde PDGFRA, %16,7'sinde KRAS ve PIK3CA, %8,3'ünde C-KİT mutasyonu saptandı. Endometrial karsinosarkomların da endometrial karsinomlarda görülen heterojenliğe benzer şekilde, heterojen moleküler özellikler sergilediği sonucuna varıldı. Saptanan gen mutasyonları ile klinikopatolojik veriler arasında istatiksel anlamlılık saptanmamış olsa da PDGFRA gen mutasyonunun myometrial invazyon derinliği, lenfatik invazyon ve heterolog eleman varlığı ile ilişkili olabileceği sonucuna varıldı. Sonuç olarak, çalışmamızda tespit ettiğimiz EGFR ve ERBB2 varyasyonlarının, KS'ların patogenezisinde sürücü mutasyon rolü olup olmadığının, tirozin kinaz inhibitörlerinin bu varyasyonları hedefleyebilme potansiyeli ile ilgili daha geniş vaka serileri ile yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Karsinosarkomlarda en dikkat çekici mutasyonlardan biri olan PIK3CA ve KRAS gen mutasyonu ise çalışmamızda 2 olguda gösterilmiştir. Bu gen noktalarının KS'ların patogenezinde yer alması ve innovatif tedavi seçeneklerinde hedef olarak kullanılmasının sağlanabilmesi için de, çoklu gen panelleri ile moleküler yöntemlerin kullanılacağı daha geniş vaka serileri ile yapılacak klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.