Gestasyonel diyabetes mellitus'lu hastalarda mir7-5p, miR16-5p, mir142-3p, miR144-3p, mir222-3p ve mir409-3p'nin ekspresyon düzeylerinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BİYOTEKNOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TEFİDE SİMGE ATALIK

Danışman: HAKAN GÜRKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gestasyonel Diyabetes Mellitus (GDM), gebelikte başlayan, gebeliğin ilerleyen dönemlerinde fark edilen bir glukoz intoleransı tablosudur. GDM, doğumdan sonra kaybolsa da doğumu takiben gebeler 5-10 yıl içerisinde tip 2 diyabet tanısı almaktadır. GDM'li annelerin bebeklerinde, glukoz intoleransı, obezite ve insülin direnci gelişmektedir. GDM'de erken doğum, perinatal mortalite, fetal makrozomi, polisitemi, sarılık, hidroamniyoz, kardiyomiyopati, ilk trimesterde hipoglisemi ve gebeliğin ikinci yarısında hiperglisemi riski artar. Anne ile fetüs arasındaki metabolik aktiviteyi düzenleyen plasenta, plasental ve fetal gelişimi olumsuz olarak etkileyen intrauterin koşullara maruz kaldığında, GDM gelişimine neden olabileceği gibi plasentada anatomik ve fizyolojik bazı değişikliklerin ortaya çıktığı görülmektedir. Son yıllarda epigenetik yeniden düzenlemelerin, fetüsün dengesiz beslenmesi ve glukoz metabolizması bozukluklarının önemli bir moleküler nedeni olabileceği üzerinde durulmaktadır. Temel mekanizma; beslenmenin, fetüsteki gelişme ve metabolizma ile ilişkili bazı genlerin epigenetik yeniden düzenlemeleri üzerine kurulmuştur. Artan doğum sayısı, ilerlemiş anne yaşı, diyabet hikayesi, obezite, aşırı kilo, standardın üzerindeki vücut kitle indeksi (BMI) gestasyonel diyabet riskini artıran belirgin nedenlerdir. miRNA'lar, yaklaşık 22 nükleotid uzunluğunda kısa, yüksek oranda korunmuş, kodlamayan RNA molekülleridir. İlk olarak 1993 yılında Caenorhabditis elegans'ta tanımlanmışlar ve gelişim, çoğalma, farklılaşma, apoptoz ve metabolizma dahil olmak üzere çeşitli biyolojik süreçlerin güçlü epigenetik aracıları olarak bildirilmişlerdir. Bugüne kadar insanlarda, genomdaki genlerin ~ %60'ını düzenleyen 2.500'den fazla miRNA tanımlanmıştır. miRNA'lar, haberci RNA'nın (mRNA) 3' çevrilmemiş bölgesine (UTR) bağlanarak ve bozulmayı indükleyerek veya mRNA transkriptinin translasyonel baskılanması, transkripsiyon sonrası mekanizmalar yoluyla gen ifadesini düzenlerler. Ayrıca, yapılmış olan son çalışmalar, hücreden hücreye iletişimde miRNA'ların dolaşımı için önemli bir rolü olduğunu ve bu hücre dışı miRNA'ların benzer şekilde biyolojik süreçleri düzenleyebileceğini öne sürmektedir. miRNA'ların düzensiz ekspresyonu, kanser, obezite, T2DM ve kardiyovasküler hastalıklar gibi metabolik hastalık ve durumların gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda planladığımız tez çalışmamızda; GDM tanısı alan hastalarda miR7- 5p, miR 16-5p, miR142-3p, miR144-3p, miR222-3p ve miR409-3p ekspresyon düzeylerinin GDM tanısı almamış gebeler ile karşılaştırılarak, fenotip-genotip ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır.