Bipolar I bozukluğu olan hastalarda ve eşlerinde cinsel işlev bozukluğu ve etkileyen faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HATİCE CEVİZ

Danışman: OKAN ÇALIYURT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bipolar I bozukluğunda cinsel işlevler, hastalığın kendisinin yarattığı etkiler, tedavide kullanılan ilaçlar ve toplumsal damgalama nedeniyle olumsuz etkilenebilmektedir. Bu araştırmada, remisyonda ve son iki aydır ilaç tedavilerinde değişiklik yapılmamış olan Bipolar I bozukluğu olan hastalar, onların eşleri ve sağlıklı kontrol grubunda cinsel işlev bozukluğu sıklığı, çeşitliliği ve bununla ilişkili sosyodemografik ve klinik değişkenler değerlendirilmiştir. Araştırmaya, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniği?ne başvuran 58 evli hasta ve psikiyatrik hastalığı olmadığı bilinen eşleri alınmıştır. Araştırmanın kontrol grubunu, hasta ve eşleri ile, yaş ve eğitim düzeyine göre eşleştirilmiş sağlıklı 62 evli çift oluşturmuştur. Bipolar I bozukluğu olan hastalara, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı Dördüncü Baskı Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme uygulanarak tanı doğrulanmıştır. Araştırmada tüm katılımcılara Golombok-Rust Cinsel Doyum Ölçeği, Durumluk-Sürekli Anksiyete Ölçeği ve Maudsley Evlilik Anketi uygulanmıştır. Cinsel işlev bozukluğu sıklığı, Bipolar I bozukluğu olan katılımcılarda %60.3, hasta eşleri grubunda %74.1, kontrol grubunda %23.4 oranında tespit edilmiştir. Cinsel işlev bozukluğu sıklığı, hasta ve hasta eşleri grubunda istatistiksel olarak benzer ve kontrol grubundan ise yüksek oranda bulunmuştur. Bipolar I bozukluğu olan kadın hastalarda sıklık alanında %45.2, iletişim alanında %64.5, dokunma alanında %58.1, kaçınma alanında %41.9, doyum alanında %48.4, vajinismus alanında %25.8, anorgazmi alanında %32.3 oranında sorun yaşadığı saptanmıştır. Erkek hastalarda sıklık alanında %63, iletişim alanında %48.1, dokunma alanında %44.4, kaçınma alanında %40.7, doyum alanında %51.9, prematür ejekülasyon alanında %63, erektil disfonksiyon alanında %51.9 oranında sorun yaşadığı saptanmıştır. Araştırmamızda cinsel işlev bozukluğu sıklığı, yaş, eğitim düzeyi, aile işlevleri ve anksiyete düzeyleri ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç olarak Bipolar I bozukluğu olan hastalarda cinsel işlev bozukluğu oldukça yaygın olarak bulunmuştur. Bu hastaların eşlerinde bilinen bir psikiyatrik bozukluk olmamasına rağmen, cinsel işlev bozukluğu hastalarla benzer oranda saptanmıştır. Rutin klinik takip ve tedavi sürecinde klinisyenlerin Bipolar I bozukluğu olan hastalarda cinsel işlevleri değerlendirmemesi, tedaviye uyumu bozabilir veya bozukluk tedaviye dirençli hale gelebilir. Diğer yandan hasta eşlerinde cinsel işlev bozukluğunu sıklığının yüksek olması, iki yönlü etki ile hastalara ve evliliğe olumsuz yansıyabilir ve hastalığın prognozunu kötüleştirebilir. Bu araştırmada elde edilen bulgular, Bipolar I bozukluğu olan hastalar ve eşlerinde cinsel işlev bozukluğunun sık olduğunu göstermekte ve cinsel işlevlerin takip ve tedavi sürecinde önemsenmesi gerektiğini düşündürmektedir.