Göğüs hastalıkları uyku polikliniğine başvuruda bulunan ve uyku merkezinde tetkik edilen hastaların özellikleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEMİLE KORUCUOĞLU VALANDOVA
Danışman: GÜNDENİZ ALTIAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Uykuda solunum bozuklukları; üst solunum yolları veya respiratuar kontrol mekanizmalarındaki patolojilere bağlı ortaya çıkar. Uykuda solunum bozuklukları; obstrüktif uyku bozuklukları, santral uyku bozuklukları ve uyku ile ilişkili hipoventilasyon ve hipoksemik sendromlar olarak dört kategoriye ayrılmaktadır. Bunlar arasında en sık görülen obstrüktif uyku apne sendromudur. Bu çalışmanın amacı; bölgemizde bulunan uyku hastalarının özelliklerini inceleyip, risk faktörü ve eşlik eden hastalıklarını belirlemek, polisomnografi ve CPAP-BPAP titrasyonu sonuçlarımızı irdeleyerek uyku hastalarımızın tanısal dağılımını saptamak, tedaviye uyumu ve cihaz kullanım sorunlarını anlamaktır. Çalışmamızda Nisan 2008 - Eylül 2015 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Polikliniğine başvuran ve polisomnografi yapılan 956 hastanın kayıtları retrospektif incelendi. Hastaların demografik özellikleri, eşlik eden hastalıkları, semptomlar ve epworth uykululuk ölçeği ile tanılar arasındaki korelasyon, aldıkları tanılara göre cihaz dağılımı ve hastaların cihaz kullanma uyumu incelendi. Kliniğimize uykuda solunum bozukluğu semptomlarıyla başvuran ve polisomnografiyle tetkik edilen hastalarda tanı dağılımı, OUAS 778 kişi (%81,4), Ağır OUAS 440 kişi (%46), Orta OUAS 35 kişi (%3,7), Hafif OUAS 66 kişi (%6,9), REM bağımlı OUAS 109 kişi (%11,4), Supin bağımlı OUAS 80 kişi (%8,4), Normal Uyku 57 kişi (%5,9), Basit Horlama 50 kişi (%5,2),Obezite-Hipoventilasyon Sendromu 46 kişi (%4,8) bulunmaktadır. OUAS en sık olarak 40-60 yaş arasında görülmektedir. OUAS' a en sık eşlik eden hastalık hipertansiyondur. AHI ile yaş ve VKİ arasında anlamlı bir korelasyon bulunmaktadır. Çalışmamızdacihazı düzenli kullanan kişi sayısı 163 (%57,6) olduğu, kullanmayanlar ise 120 kişi (%42,4) saptanmıştır. Cihaz kullandığını söyleyen hastalarda ortalama cihaz kullanım süresi günlük 6,5 saat olarak saptandı. Ayrıca cihaz dağılımına bakıldığında en sık CPAP cihazı raporlandığı ve tedavide en sık Ağır OUAS' lı hastalarda cihaz kullanımı uygun bulunduğu belirlendi. Sonuç olarak; polikliniğe başvuran hastalarda OUAS semptomları dikkatle sorgulanmalı ve risk faktörleri ve eşlik eden hastalıklarda OUAS akılda tutulmalıdır. Doğru hastalardan şüphelenildiğinde PSG ile yüksek oranda tanı konulmaktadır. Uyku laboratuar sayısındaki yetersizlik ve teknik olanakların kısıtlı olması nedeniyle uzun sureli randevu verilen hastalarda OUAS'ın komplikasyonları düşünüldüğünde olanakların iyileştirilmesi ve OUAS hastalarına gereken önemin verilmesi mortalite ve morbiditeyi azaltacaktır. Ayrıca tedavisinde altın standart tedavi olan PAP cihaz temini ve kullanımı ile ilgili sorunlar düzeltilmedikçe hastalık tanısı konması için harcanan tüm emek boşa gitmekte ve tanı konmuş hastalar tedavisiz kalmaktadır. Bunun için hastaların bilgilendirilmesi ve eğitimine daha fazla zaman ayrılmalı, cihazı aldıktan sonra da poliklinik takipleri düzenli yapılarak cihazı düzenli kullanmaları için hastalar teşvik edilmelidir. Anahtar kelimeler:Obstruktif uyku apne sendromu, polisomnografi, cihaz kullanımı