Derin ven trombozu hastalarında yeni nesil oral antikoagülanlar ve warfarinin etkinliğinin basit kan parametreleri ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ANIL GÜZEL

Danışman: SUAT CANBAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Derin ven trombozunun (DVT) temel tedavisi, heparin ve türevleri ile oral antikoagülan kullanımını kapsamaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar; klasik hemogram parametrelerinin ve bu parametrelerin oranlarından elde edilen belirteçlerin, kardiyovasküler ve trombotik bozukluklar üzerinde, teşhis amaçlı kullanılabileceğini veya prognostik olarak anlamlı olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, DVT'li hastaların, yeni nesil oral antikoagülanlar ve warfarin ile tedavisi sırasında; venöz doppler ultrasonografi görüntülemelerinin ve venöz tromboemboli nüks durumlarının taranarak; hematolojik parametre ve oranlarının, tedavi etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılması hedeflenmiştir. Ocak 2013-Mart 2019 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı tarafından değerlendirilen, semptomlarının başlamasından sonraki bir hafta içinde DVT tanısı alarak oral antikoagülan tedavi (apixaban, rivaroxaban, warfarin) başlanan takipli 109 hasta dosyası, retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların; ilk verileri, ultrasonografi tanı tarihinden sonraki 1., 3., 6. ve 12. ay takiplerindeki; hematokrit değerleri (HCT), ortalama trombosit hacimleri (MPV), beyaz kan hücre sayıları (WBC), nötrofil sayıları (NEU), lenfosit sayıları (LYM), kırmızı hücre dağılım genişliği (RDW), ortalama korpüsküler hacimleri (MCV), nötrofil-lenfosit oranları (NLR), platelet-lenfosit oranları (PLR), MPV-lenfosit oranları (MPV/LYMR), MPV-platelet oranları (MPV/PLTR), aldıkları oral antikoagülan tedavi ile takiplerinde uygulanan doppler ultrasonografi tetkiklerindeki rekanalizasyon yanıtları ve görülen venöz tromboemboli nüksü arasındaki ilişki incelenmiştir. Hastaların 68'i (%63) erkek, 41'i (%37) kadındır. Yaş ortalaması 56,3±16,75 dir. İlio-femoral DVT 41 hastada, femoro-popliteal DVT 60 hastada, distal DVT 8 hastada görülmüştür. 7 hastada venöz tromboemboli rekürensi görülmüştür. Takip sonunda, 49 (%44,9) hastada tam, 39 (%35,8) hastada kısmi ve 21 (%19,3) hastada gecikmiş rekanalizasyon yanıtı gelişmiştir. RDW'nin; ilio-femoral grupta kalf grubuna nazaran anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,046). MCV'nin; DVT+PE grubunda izole DVT grubuna nazaran anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,016). Rivaroxaban grubunda, warfarin grubuna nazaran tam rekanalizasyonun daha erken geliştiği (p=0,006); tüm rekanalizasyon gruplarının takiplerindeki medyan WBC, NEU, NLR parametrelerinin başvuru anındaki değerlerine nazaran anlamlı olarak düştüğü (tam: p=0,009; p=0,001; p=0,000 kısmi: p=0,001; p=0,001; p=0,005 gecikmiş: p=0,017; p=0,013; p=0,039) ve kan parametrelerinin ilaç grupları arasında anlamlı fark göstermediği saptanmıştır. Tam rekanalizasyon grubunda takip medyan WBC ve NEU parametrelerinin kısmi rekanalizasyon grubuna göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,025;p=0,020). DVT'li hastaların, başvuru anındaki ve takiplerindeki hematolojik parametreler tedavi sonuçlarına göre farklılık göstermektedir; ancak, uygulanan tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesinde etkin ölçütler değildir.