Laparoskopik kolesistektominin renal fonksiyonlar üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LEVENT BAKIŞGAN
Danışman: İRFAN COŞKUN
Özet:ÖZET Laparoskopik kolesistektomi yaygınlığı giderek artan bir ameliyattır. Ancak her hastada laparoskopinin kullanımı avantajlı olmayabilir. Bunun nedeni laparoskopiye spesifik bazı komplikasyonların olmasıdır. Bu komplikasyonları önlemenin en iyi yolu laparoskopik komplikasyonları ve pnömoperitonyumun meydana getireceği değişiklikleri iyi tanımakla olur. Bu bilgilerden yola çıkarak laparoskopik kolesistektomi olan hastalarda pnömoperitonyumun renal etkilerini göstermeyi ve açık kolesistektomi ile farklılıkları saptamaya çalıştık. Bunun için kolelitiazis tanısı ile başvuran 22 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastalar açık ve laparoskopik kolesistektomi olarak iki gruba ayrıldı. Laparoskopik gruba 1 5 mmHg intraperitoneal basınç uygulanarak operasyonlar gerçekleştirildi. Olguların operasyondan önce ve sonra kreatinin klirensi, idrarda Interleukin-1, Interleukin-6, Tümör nekrotizan faktör alfa, Beta-2-mikroglobulin, üriner albümin, N-asetil- beta-D-glukozaminidaz düzeyleri ölçüldü. Ayrıca preoperatif ve postoperatif Tc99m-EC ile dinamik böbrek sintigrafısi çekildi. Çalışılan parametrelerden Tümör nekrotizan faktör alfa, Beta-2-mikroglobülin, idrar volümü ve Interleukin-1 de her iki operasyon türünde de anlamlı farklılık saptanmadı. N-asetil-beta-D-glukozaminidaz enzimi laparoskopi grubunda postoperatif dönemde preoperatif dönemdekine göre daha yüksek bulundu. Interleukin-6 ve üriner albümin seviyesi laparoskopi grubunda postop artarken, açık kolesistektomi grubunda anlamlı değişiklik olmamıştır. 42Kreatinin klirensinde de laparoskopi grubunda postoperatif düşme saptandı ancak açık kolesistektomi grubunda anlamlı değişiklik olmadı. Sintigrafik parametrelerden Tmax'in açık kolesistektomi olan hastalarda postoperatif uzadığı, laparoskopi grubunda ise anlamlı değişiklik olmadığı saptandı. T14 ise laparoskopi grubunda postoperatif uzarken açık kolesistektomi grubunda anlamlı değişiklik olmadı. Sonuçlar bize laparoskopi esnasında 15 mmHg intraabdominal basınç oluşturulduğunda düşük derecelerde renal tübüler hasar olabileceğini göstermektedir. Ancak literatür verilerine dayanarak bu etkinin geçici olduğunu söyleyebiliriz. Bu verileri dikkate alarak renal açıdan kritik hastalarda karın içi basıncı cerrahi teknik elverdiği oranda düşük tutmanın daha güvenilir olacağını söyleyebiliriz. 42