Türkiye kalkınma planlarında sağlık sektörünün yeri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, SAĞLIK YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DENİZ SOLAKOĞLU

Danışman: EMRE ATILGAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kalkınma, ekonomik büyümenin sağlanması olarak düşünülse de aslında ekonominin yanı sıra sosyal imkanların gelişmesi ve buna bağlı olarak bireylerin ve toplumların yaşam kalitelerinin yükseltilmesini amaçlayan bir süreçtir. Söz konusu insan olunca bu süreç içerisinde sağlığın düşünülmemesi imkansızdır. "Türkiye Kalkınma Planlarında Sağlık Sektörünün Yeri" isimli çalışma, Türkiye Kalkınma Planlarında belirlenen hedef ve politikaların sağlık sektöründe nasıl bir etki yarattığı ve bu etkininin sağlık hizmeti sunumu sürecinde ne kadar başarılı olduğunu değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmada, 1963 yılından itibaren uygulanmış olan kalkınma planları ve son olarak uygulanmış olan 11. Kalkınma Planı ile 2024-2028 yılları hedeflerini belirleyen 12. Kalkınma Planı, sağlık istatistik yıllıkları ve sağlık bakanlarının meclis konuşmaları, dönemler içerisinde hazırlanan mevzuat ile uygulamalara dair dokümanlar karşılaştırmalı bir analiz çerçevesinde incelenmiştir. Bulgular: Yapılan inceleme sonucunda; koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yayımlanan ilk plandan itibaren çalışmalar yapıldığı, bazı dönemlerde hedeflerin gerçekleşmediği, son döneme baktığımızda koruyucu sağlık hizmetlerinin sağlıklı yaşam becerilerinin kazandırılması politikaları ile birlikte yürütülmek istendiği, tedavi edici sağlık hizmetlerinde Sağlık Bakanlığı' nın yükünün azalmadığı, hastanelerin idari ve mali özerkliğe henüz kavuşmadığı, 1963 yılından bu yana sağlık göstergelerinde önemli gelişmeler kaydedildiği ancak bunların halen gelişmiş ülke seviyesine ulaşmadığı anlaşılmıştır. Sonuç: Sağlık politikalarının kalkınma planlarındaki diğer sektörlerle bir bütünlük içerisinde ele alınması, uygulamaların yakından izlenmesi ve yeni ihtiyaçlara göre politikaların esnek bir şekilde güncellenmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi halde planlarda yer alan politikalar ile sahadaki gerçeklik arasındaki uçurum daha da açılacak, halkın sağlık hizmetlerine güveni azalacaktır. Bu durum hem bireylerin sağlığı hem de ülkenin uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından ciddi sorunlara yol açabilecektir.