Konservatif ve cerrahi olarak tedavi edilen asetabulum kırıklarında fonksiyonel sonuçların karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EREN ALPAYDIN

Danışman: CEM ÇOPUROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmamıza, kliniğimizde 2000-2014 yılları arasında asetabulum kırığı sebebiyle başvurup konservatif ve cerrahi tedavi edilen 18 yaş üstü 61 hasta dahil edildi. Sorgulanan yıllar arasında konservatif tedavi edilen hasta sayısı (n=31) az olduğu için, dengeli grup oluşturmak amacıyla cerrahi gruba rastgele 30 hasta seçildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar cerrahi ve konservatif tedavi bakımından 2 çalışma grubuna ayrıldı. Hastalarla ilgili tüm bilgiler epikrizlerinden, kliniğimize ait olan film arşivinden, 2013 yılında kullanılmaya başlayan iletişim sistemi (PACS)'den radyografiler taranarak ve son poliklinik kontrol muayenelerinden yararlanılarak elde edildi. Hastaların demografik verileri (yaş, cinsiyet, ek hastalık vb.), travma şekli, Judet ve Letournel sınıflamasına göre asetabulum kırığının tipi, travmaya bağlı ek kırık varlığı, travma sonrası ne zaman cerrahi operasyona alındığı, cerrahi operasyon süresi, verilen kan ve kan ürünleri, operasyon sonrası komplikasyonlar (nörolojik defisit, heterotopik ossifikasyon vb.) hasta epikrizlerinden bakılarak kayıt edildi. Hastaların eklem hareket açıklıkları, tam yük verme zamanı, hastanede kalış süreleri değerlendirildi. Eklem hareket açıklıkları karşı kalça eklemi baz alınarak derece cinsinden kayıp olarak kayıt edildi. Konservatif tedavi edilen hastaların epikrizlerinden, traksiyona ait bilgileri ve traksiyona bağlı komplikasyonları kayıt edildi. Hastaların klinik değerlendirmeleri Modifiye Merle D'Aubigne Skorlaması, SF-36 ve Harris Kalça Skorlarına göre yapıldı. Tedavi sonrası radyolojik sonuçlar Matta'nın Radyolojik Değerlendirme Kriterlerine göre, heterotopik ossifikasyon varlığı Broker Evrelemesi ile değerlendirildi. Her iki tedavi grubunda hastaların takip süresi en uzun 12 yıl en kısa 5 yıl olarak bulundu. Orta-uzun dönem sonuçları olarak her iki tedavi grubunda da Merle D'Aubigne skorlamasına göre iyi-mükemmel sonuç oranlarının yüksek olduğu bulundu. Matta'nın Radyolojik Evreleme skoruna göre cerrahi uygulanan grupta çok iyi skoru, konservatif tedavi grubuna göre daha yüksek bulunurken (p=0,023), kötü skorunun ise her iki grupta benzer olduğu bulundu. Fakat her iki tedavi grubunda Matta'nın radyolojik değerlendirme kriterlerini fonksiyonel değerlendirme kriteri olan Merle D'Aubigne ile korele ettiğimizde bir fark olmadığı bulundu. Her iki tedavi grubu arasında heterotopik ossifikasyon oranında anlamlı bir fark olmasa da cerrahi olan grupta konservatif gruba göre daha fazla geliştiği bulundu. Tam yük verme zamanı konservatif tedavi uygulanan grupta cerrahi tedavi uygulanan gruba göre daha uzun bulundu. Bu sonuç bize cerrahi uygulanan grupta erken dönemde işe dönüş ve fonksiyonel geri kazanım sağlamada cerrahi tedavinin konservatif tedaviye göre üstünlüğünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak orta-uzun dönem takiplerinde istatistiksel olarak hem fonksiyonel hemde radyolojik sonuçlarda her iki grup arasında anlamlı bir fark olmasa da konservatif tedavinin cerrahi tedaviye engel teşkil edebilecek bir durumda alternatif bir tedavi şekli olarak seçilebileceğini düşündürdü.