Laparoskopik total ekstraperitoneal inguinal herni ve açık inguinal herni operasyonlarında kan gazı ve stres hormonlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERİDUN SUAT GÖKÇE

Danışman: İRFAN COŞKUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Cerrahi girişimler kişilerin yaşamları boyunca en sık maruz kaldığı travma nedenlerindendir. Bu travmanın derecesiyle orantılı olarak kişinin günlük aktivitesine dönmesi ve eski verimliliğini kazanma süreci değişmektedir. İşte bu noktadan yola çıkarak son yıllarda cerrahi yönden minmal invaziv travma yaratabilecek teknikler geliştirilmeye çaba sarfedilmektedir. 1980'li yıllardan sonra hızla gelişen laparoskopik teknikler cerrahi alanda yani bir dönem açmıştır. İnguinal hernilerd de özellikle 1990'lı yıllarda geliştirilen teknikler sayesinde laparoskopi yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle TEP tekniği günümüzde en çok rağbet görendir. Çalışmamızda TEP tekniği ile açık tekniklerin hastaya verdiği travma farklılıkları saptanmaya çalışıldı.Bunun için TÜTF Genel Cerrahi AD'da Eylül 99 – aralık 2001 tarihleri arasında inguinal herni tamiri yapılan 40 hasta çalışmaya alındı. Birinci gruptaki 20 hastaya TEP, ikinci gruptaki 20 hastaya ise açık yöntemler (Bassini, Shouldice, Lichtenstein teknikleri) uygulandı. Birinci gruptaki tek hasta kadın, diğer tüm hastalar erkekti. Yaş ortalaması birinci grupta 39.6, ikinci grupta 37.3 idi. Hastalardan preoparatif,peroperatif,postoperatif 2. saat ve postoperatif 24. saatte olmak üzere dört kez kan alındı.Alınan kanlarda lökosit,glukoz,kortizol,insülin,GH,İL1,İL6,MDA,CPK,ACTH ve kan gazı olarak PH,PO2,PCO2,HCO3,BE ve O2 saturasyonu çalışıldı. Glukoz,GH,kortizol her iki grupta da peroperatif yükselme gösterirken TEP ameliyattan sonra açık yöntemlere göre, daha çabuk düştü. İki grup arasında anlamlı farklılık yanlızca postoperatif 2. saatte GH değerlerinde, açık operasyonlar lehine mevcuttu. ACTH her iki operasyon türünde de peroperatif yükselip daha sonra kısa sürede düştü.İnsülin iki grupta da giderek artan yükselme gösterdi. MDA değerlerinde postoperatif 24. saatteki değerler açık operasyonlarda anlamlı olarak daha yüksekti.CPK değerleri her iki grupta peroperatif ve postoperatif giderek yükseldi.Fakat TEP grubu değerleri operasyon öncesi diğer gruptan daha yüksekti ve iki grup karşılaştırıldığında peroperatif ve postoperatif dönemde de daha yüksek bulundu. PO2 iki grupta da peroperatif yükselip postoperatif kısa sürede düşme gösterdi.Saturasyon değerleri de iki grupta postoperatif dönemde düştü.İki grup arasında PO2 ve saturasyon değerlerinde farklılık gözlenmedi.PCO2 değişiklikleri grupların kendi içinde anlamlı değildi ama peroparatif ve postoperatif 2.saatteki değişiklikler TEP operasyonlarında daha fazla idi. Çalışan diğer parametrelerde anlamlı farklılık saptanmadı. Laparoskopik yaklaşım günümüzde fıtık operasyonları için altın standart olarak kabul edilmemekle beraber bir çok avantajları olan ve tercih edilebilecek bir operasyon türüdür. Özellikle TEP operasyonları laparoskopinin diğer avantajları yanında bilateral fıtıklarda güvenle uygulanabilmesi ve periton boşluğuna girilmemesi gbi avantajlara sahiptir ve fıtık operasyon türleri arasında iyi bir seçenektir.