Çocukluk çağında graves hastalığı tanısı ile izlenen olguların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAKAN FELEK
Danışman: FİLİZ TÜTÜNCÜLER KÖKENLİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Graves Hastalığı (GH) çocukluk çağı ve ergenlik döneminde hipertiroidizmin en sık nedeni olmasının yanı sıra bu yaş grubunda büyüme ve gelişme üzerine de önemli etkileri olan bir endokrin hastalıktır. GH kız çocuklarında daha fazla görülür ve ergenlikte pik yapar. Çocukluk çağı GH tedavisinde antitiroid ilaç tedavisi öncelikli tedavi olmasına karşın, halen tedavi süresi ve etkinliğini belirleyen etmenler net değildir. Bu çalışmada Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Polikliniği'nde 2006-2019 yılları arasında GH tanısı ile izlenen olguların demografik özellikleri, antropometrik, klinik ve laboratuvar bulguları, izlem ve tedaviye yanıt sürelerinin yanı sıra bu yanıta etki eden etmenlerin geriye dönük olarak araştırılması amaçlandı. Çalışmaya alınan 37 GH tanılı olgunun 32'si (%86,5) kız ve kız/erkek oranı 6,4/1 idi. Çalışma anında olguların ortalama yaşı 20,3±4,2 yıl, ortalama tanı yaşı ise 13,8±2,6 yıl idi. Tanı anında olguların %89,2'si (33 olgu) pubertal idi. Olguların %62,2'sinde (23 olgu) tiroid hastalığı açısından aile öyküsü pozitif idi. Olguların tanı anındaki ortalama vücut ağırlığı SDS -0,04±1,02, ortalama boy SDS 0,3±0,92, ortalama VKİ SDS -0,31±1,1 olarak saptandı. En sık başvuru şikayeti %59,5 ile çarpıntı olup, bunu terleme (%51,4), ağırlık kaybı (%35,1), titreme (%32,4), boyunda şişlik (%29,7), sinirlilik (%27,0) izlemekteydi. Başvuru muayenesinde belirlenen en sık bulgu %89,2 ile guatr olup, bunu taşikardi (%61,1), tremor (%54,1), egzoftalmi (%32,4) ve hipertansiyon (%21,6) izledi. Olguların %83,8'inde (31 olgu) TSHRAb pozitif idi. TSHRAb negatif olan 6 olgunun 4'ü tiroid sintigrafi bulgularıyla, 2 olgu ise klinik bulgulara dayanılarak tanı almıştı. DEXA görüntülemesi yapılan 28 olgunun 2'sinde (%7,1) yaşa göre düşük kemik kütlesi veya osteoporoz mevcuttu. İzlemde olguların %73'ünün (27 olgu) MTZ, %27'sinin (10 olgu) PTU aldığı saptandı. Antitiroid ilaç tedavisi alan 37 olgudan 13'ü (%35,1) remisyona girmişti. Çalışma anında remisyona giren olguların 2'sinde (%15,4) relaps geliştiği, 11 olgunun (%84,6) ise hala remisyonda olduğu saptandı. Radyoaktif iyot tedavisi alan olgu olmamasına karşın, yalnızca 2 olguya (%5,4) total tiroidektomi şeklinde cerrahi tedavi uygulanmıştı. Remisyona etki eden faktörleri değerlendirmek amacıyla remisyona giren (13 olgu) ve remisyona girmeyen (24 olgu) olgular, yaş, cinsiyet, puberte durumu, başvuruda VKİ SDS, serum sT3 ve sT4 düzeyleri, TSHRAb pozitifliği, tiromegali, tedavi başlangıcında aldığı ilaç dozu, tedavi süresi ve tedavi yöntemi açısından karşılaştırıldığında iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. Olgular başvuru anındaki klinik tablonun ağırlığına göre ağır ve ağır olmayan olarak iki gruba ayrıldığında, tiromegali, serum sT4 düzeyinin normale dönme süresi ile remisyona girme sıklığı ve süresi açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Antitiroid ilaç tedavisinin tedaviye etkinliğini değerlendirmek amacıyla MTZ ve PTU alan olgular iki gruba ayrılarak tedavi şekli, serum sT4 düzeyinin normale dönme süresi, remisyona girme sıklığı ve süresi ve relaps sıklığı açısından karşılaştırıldığında aralarında anlamlı fark saptanmadı. Sonuç olarak GH tanılı olgularımızın demografik özellikleri ile antropometrik, klinik ve laboratuvar bulguları literatür verileri ile uyumlu bulunmuştur. Olgularda birinci basamak tedavi olan antitiroid ilaç tedavisinin uzun süreli kullanımı tercih edilmiştir. Remisyona girme durumu açısından belirleyici bir ölçüt saptanmamasına karşın, bu durum olgu sayısının az olmasından kaynaklanabilir. Özellikle GH olgularında antitiroid tedavi ile remisyon gelişimine etki eden etmenlerin değerlendirildiği geniş serili ve ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Graves hastalığı, hipertiroidizm, antitiroid ilaç, çocuk