Böbrek parankim biyopsisi sonrasında gelişen hemoraji komplikasyonunu öngörmede SMI ve SWE' nin yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK GÜNAY
Danışman: OSMAN KULA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:PBB, parankimal böbrek hastalıklarının tanısının konulmasında radyolojik görüntüleme yöntemleri ile birlikte doku tanısı alınarak yapılan bir invaziv bir işlemdir. Görüntüleme yöntemlerinden genellikle sonografi eşliğinde yaplan biyopsi işlemi güvenilir bir işlem olsa da böbrek parankiminin zengin vasküle yapısı nedeniyle başta hemoraji olmak üzere bir takım riskleri bulunmaktadır. Çalışmamızda bu hastalarda biyopsi işlemi öncesi superb microvascular imaging ve shear wave elastografi gibi güncel yöntemlerle biyopsi sonrası hemoraji gelişimini öngörmede böbrek parankim mikrosirkülasyon ve sertlik değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Prospektif çalışmamıza 75 hasta dahil edilmiştir. Biyopsi öncesinde böbrek parankiminde biyopsi yapılacak bölgeden superb microvascular imaging'le vaskülarite özellikleri ve shear wave elastografi'yle parankim sertlik dereceleri bağımsız 2 radyolog tarafından incelendi. Bunun yanı sıra klinik olarak mikroskobik ve makroskopik hematüri gelişimi değerlendirildi. SMI ve SWE değerlerinde hematom ve hematüri gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında Student t testi ve Mann Whitney U testi ile yapılan karşılaştırmalarda hematom ve hematüri gelişen gruptaki değerlerde istatistiksel anlamlı farklılık saptanmıştır (p 0.05). Hematüri gelişimi açısından SMI vaskülarite indeks değerlerinde 0.01'lik artış hematüri riskini 1.85 kat ; SWE değerlerinde ise 1 kPa lık artışın 1.47 kat artırdığı gösterilmiştir. Hematom gelişiminde ise SMI vaskülarite indeks değerlerinde 0.001'lik artış 23,3 kat; SWE değerlerinde ise 1 kPa lık artış 2.24 kat artırdığı gösterilmiştir. Çalışmamız, literatüre bakıldığında renal parankim dokusunun mikrovaskülarizasyonunu ve doku elastisitesinin biyopsi işlemi öncesinde birlikte etkili bir şekilde değerlendirildiği ilk çalışma olarak karşımıza çıkmaktadır. Radyasyon maruziyeti olmaması, tekrarlanabilirliği, hasta başı uygulama kolaylığıyla ultrasonografi kullanılabilirliği yaygın olmakla birlikte superb microvascular imaging ve shear wave elastografi gibi yöntemlerin günlük pratikte ve çalışmalarda daha fazla kullanılmasıyla ultrasonografinin tanısal etkinliğinin artacağına ve hasta yönetimine klinik faydalar sağlanacağına inanıyoruz.