Ratlarda oluşturulmuş kronik supraspinatus kas rüptürü modeli ve tamiri sonrası iyileşmede ESWT (extracorporeal shock wave therapy) etkisi ile crimson duvet tekniği etkisinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UTKU DEMİRTAŞ
Danışman: MERT ÖZCAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamız kronik masif rotator manşet yırtığı tamiri sonrası tendon kemik bileşkesinde daha etkili bir tamir nasıl yapılır sorusuna cevap bulmak için yapılmıştır. Bu amaçla vücut dışı şok dalga tedavisi ve Crimson Duvet augmentasyon tekniğinin iyileşmeye etkileri karşılaştırılmıştır. Trakya Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu onayı (Ek I) alınarak Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Deney Hayvanları ve Araştırma laboratuvarından elde edilen 30 adet erişkin, Sprague-Dawley cinsi rat üzerinde gerçekleştirildi. Ratlar 3 gruba ayrıldı. Her gruba kronik rotator manşet yırtığı modeli oluşturuldu. Grup I (kontrol grubu): Sadece rotator manşet tamiri yapıldı. Grup II: Rotator manşet tamiri ve vücut dışı şok dalga tedavisi uygunlandı. Grup III: Crimson Duvet tekniği ile rotator manşet tamiri yapıldı. Post-operatif 2. haftada Grup II'deki deneklere 1.0 Bar, 1000 atım, 10 Hz olacak şekilde vücut dışı şok dalga tedavisi uygulandı. Post-operatif 4. haftada her gruptan 5 adet denek sakrifiye edildi. Grup II'de kalan 5 adet deneğe post-operatif 6. haftada tekrar aynı özelliklerle vücut dışı şok dalga tedavisi uygulandı. Geri kalan tüm denekler tamir sonrası 8. haftada sakrifiye edildi. Deneklerin tendon kemik bileşkelerine histopatolojik ve immünohistokimyasal değerlendirme yapıldı. Histomorfolojik değerlendirmede Grup III'te diğer gruplardan Bonar Skala skorunun daha düşük olması, tenosit yapısı, zemin maddesi ve vaskülarite açısından normal tendon yapısına daha çok benzer bulunmasına rağmen sadece vaskülarite açısından anlamlı fark saptanmıştır. İmmünohistokimyasal değerlendirmede ise Grup III'te kemik morfogenetik protein-2 ve kemik morfogenetik protein-7 seviyeleri daha çok eksprese olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır. Transforme edici büyüme faktörü- β1 ekspresyonunda gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Grup II'de CD34 antikoru ile immünreaktivite gösteren damar endotelinde artış saptansa da istatistiksel olarak anlamlı fark çıkmamıştır. Sonuç olarak biyolojik augmentason tekniği kullanılan Grup III, tendon kemik bileşkesi iyileşmesinde daha etkili gözükmektedir fakat anlamlı sonuca ulaşılamamıştır. Çalışmanın kısıtlılıklarının azaltılıp, denek sayısı arttırarak çalışmanın tekrarlanmasıyla anlamlı sonuca ulaşılabileceği öngülmektedir.