Edirne bölgesinde Holstein-Fresian sığırlarda rasyondan kaynaklı ağır metal stresinin kan dokusunda genotoksik etkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BİYOTEKNOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERKAN ÖRT
Danışman: OĞUZHAN DOĞANLAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tez kapsamında, Edirne ilinde Holstein-Fresian Ruminant Hayvanlarda rasyondan kaynaklı ağır metal stresinin kan dokusunda genotoksik etkileri araştırılmıştır. Rasyon şu an için hayvan yetiştiriciliğinde, oldukça büyük bütçeler harcanarak oluşturulan çalışmaların ve bunun yanında güncel bilimsel verilerin, hayvanların fizyolojik özellikleri ile birleştirilerek oluşturulan özel bir besleme ürünüdür. Ancak yapılan onca çalışmaya rağmen, rasyon önemli ölçüde doğada yetişen yem bitkisi ürünlerine bağımlıdır. Bu sebeple günümüzde insanlığı tehdit eden en büyük sağlık problemi olan çevre kirliliğinden önemli düzeyde etkilenmektedir. Çevre kirliliği toprak, hava, su temel bileşenleri, sonrasında birincil etkilenen grup yem bitkileri, bir sonraki aşama, bu bitkilerle beslenen birincil tüketiciler son olarak son tüketici ekseninde incelenmesi gereken bir konudur. Bu sebeple tez kapsamında ağır metal döngüsünün bu 3 kaynağına da vurgu yapılmıştır. Bu tezin amacı Edirne bölgesinde ağır metallere maruz kalmış Holstein-Fresian ırkı sığırlarda ortaya çıkabilecek antioksidanlardan sorumlu [Mn-SOD, Katalaz(CAT) ve glutatyon sentataz (GS)] ve HSP genleri gen ekspresyonlarını araştırmak ve RAPD (rastgele çoğaltılmış polimorfik DNA) yöntemiyle toplam DNA üzerine ağır metallerin genotoksik etkilerini değerlendirmektir. Tez kapsamında Edirne bölgesinde yapılan rasyonlarda tüm element içerikleri analiz ettirilmiştir. Analiz edilen rasyonların hemen tümünde düşük ya da yüksek düzeyde bir ağır metal kalıntısı belirlenmiştir. Çalışmamızda kullandığımız ve ekosistemde ikincil tüketici olan Holstein-Fresian Ruminant hayvanlarda metal birikimlerinin bölgelere göre farklılık gösterdiği, genellikle en fazla birikimin tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yapıldığı alanlarda oluştuğu gözlemlenmiştir. Tez çalışmasında kan örneklemesi yapılan hayvanlarda ağır metal miktarları analiz edilmiş ve kanda taşıdığı ağır metal miktarlarına göre hayvanlar 3 farklı gruba ayrılmıştır. Düşük-orta ve yüksek düzey olarak belirlenen bu hayvanlar, diğer çalışmalarda toksik düzey olarak gösterilen ağır metal birikimleri kullanılarak gruplanmışlardır. Yapılan gruplama sonunda genomik ve proteomik analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak tez bulgularımız, Edirne Bölgesi ruminantlarında, henüz akut bir tehlike yaratacak düzeyde bir ağır metal kirliliğinin oluşmadığını, ancak farklı bölgelerde yapılan yoğun tarımsal faaliyetler ve diğer antropojenik etkiler sebebiyle bu bölgelerde yaşayan hayvanlarda ağır metal birikiminin ve bu birikimin sebebp olduğu genotoksitenin dikkat çekici boyuta ulaştığını göstermektedir. Bu sebeple özellikle yem bitkilerinin temiz alanlarda yetiştirilmesine dikkat edilmesi, yem analizlerinde özellikle ağır metal pestisit gibi, bölgede yüksek risk taşıyan kirleticilerinde takip edilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir