Kronik faz kronik myeloid lösemi hastalarının tedavi öncesi komorbiditelerinin ve tirozin kinaz inhibitörü kullanımının tedavi sürecindeki yönetimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OĞUZ EMRE İLARSLAN

Danışman: TUĞCAN ALP KIRKIZLAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Kronik faz kronik myeloid lösemi hastalarında tedavi öncesi komorbiditelerin sıklığı ve dağılımını belirlemek, tirozin kinaz inhibitörü seçimi ve tedavi sürecine etkilerini, tedavi sürecindeki yan etki yönetimlerini belirlemek ayrıca komorbiditelerin sağkalım üzerindeki etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu retrospektif çalışma Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı'nda 01.01.2005–30.09.2024 tarihleri arasında kronik faz kronik myeloid lösemi tanısı almış 121 hastayı kapsamaktadır. Hastaların demografik özellikleri, laboratuvar ve genetik verileri, komorbiditeleri, tirozin kinaz inhibitörü tedavi basamakları, yan etkiler ve sonlanımları dosya kayıtlarından elde edilmiştir. Komorbidite değerlendirmesi Charlson Komorbidite İndeksi ile yapılmıştır. Veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun testler (Ki-Kare, Student T, Mann Whitney U, Fisher's Exact) kullanılmıştır. Sağkalım analizleri ve gruplar arası karşılaştırmalar Kaplan-Meier ve log-rank testi ve mortalite üzerine etkili olabilecek faktörler Cox regresyon yöntemleriyle değerlendirilmiştir. P değeri <0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Hastaların ortanca tanı yaşı 57 yıl olup %57,9'u erkek cinsiyetteydi. Tanıda en az bir komorbiditeye sahip olanların oranı %80,17, ortanca Charlson komorbidite indeksi skoru iki (0-6), ortanca komorbidite sayısı iki (0-11) olarak bulundu. En sık komorbiditeye sahip sistemler; kardiyovasküler (%63,6) ardından endokrin (%38,8) ve solunum sistemi (%28,9) olarak belirlendi. Hastaların tümü tanı sonrası tirozin kinaz inhibitörü olarak imatinib ile tedaviye başlamış olup izlem sırasında en son görülme veya hayatını kaybettiği döneminde %62,8'i imatinib, %16,5'i nilotinib, %5,8'i dasatinib, %11,6'sı bosutinib ve %3,3'ü ponatinib kullanmaktaydı. İkinci basamak tedaviye geçiş oranı %37,2 olup başlıca neden ilaç direnciydi (%82,2). İkinci ve üçüncü basamak tedaviye geçen hastaların %91'inden fazlasında en az bir komorbidite mevcuttu. Toplam mortalite oranı %19 olarak tespit edildi. Mortalite oranı komorbiditesi olanlarda olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek saptandı (p=0,043). Sağkalım analizinde ortalama genel sağkalım süresi 190,8 ay olup komorbiditesi olanlarda bu süre 181,8 ay, komorbiditesi olmayanlarda 200 ay bulundu ve bu farklılık istatiksel olarak anlamlıydı (p=0,040). Kardiyovasküler sistem (p=0,003), solunum sistemi (p=0,017) ve üriner sistem (p=0,035) komorbiditelerinin varlığının sağkalım süresini anlamlı derecede kısalttığı gösterildi. Cox regresyon analizinde komorbidite varlığı, komorbidite sayısının varlığı, Charlson komorbidite indeks skorunun yüksekliği, birinci basamakta tedavide kısa süre kalınması ve ikinci basamak tedaviye geçme ihtiyacı mortaliteyi arttıran bağımsız prognostik faktörler olarak saptandı. Kronik faz kronik myeloid lösemi hastalarında komorbidite sıklığı yüksek oranda tespit edilmiş olup kardiyovasküler ve solunum sistemi hastalıkları sağkalımı olumsuz etkilemektedir. Komorbidite varlığı, sayıca fazlalığı ve Charlson komorbidite indeksi skorunun yüksekliği kötü prognostik göstergelerdir. Bunun yanında gelişen yan etkiler de bu hastalarda artmış mortalite yanında tedavi başarısı izlem zorluğu ve ilaç seçeneklerinin doğru şekilde seçilebilmesi veya kısıtlılığı yönünden ek sorunlar doğurmaktadır. Tirozin kinaz inhibitörü seçimi ve tedavi yönetiminde komorbidite yükü olası yan etkiler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Komorbiditelerin dikkatli değerlendirilmesi, bireyselleştirilmiş tedavi stratejileri ve düzenli takip, yan etki değerlendirilmesi mortaliteyi azaltmada kritik öneme sahiptir. Anahtar Kelimeler: kronik myeloid lösemi; tirozin kinaz inhibitörü; komorbidite