İmmün trombositopeni tanılı hastaların klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERGE KARADAĞ

Danışman: ELİF GÜLSÜM ÜMİT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada 2012-2022 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı tarafından birincil immün trombositopeni tanısı konulan erişkin hastaların temel bilgilerini değerlendirmeyi amaçladık. Hastaların yaş, cinsiyet, başvurularında kanama olup olmaması, kullanmakta oldukları yandaş tedavileri ve kronik hastalıkları, başvuru anındaki kan sayımları, kullanılan birinci basamak tedavi, tedaviye yanıtları, ikinci basamak tedavide kullanılan ilaçlar, splenektomi yapılıp yapılmadığı gibi tedavi ilişkili parametreler ele alındı. Çalışmamızdaki 278 hastanın ağırlıklı olarak kadın olduğu, 30-60 yaş arasında daha sıklıkla gözlendiği, yıllar içerisinde benzer insidans gözlendiği ancak 2020-2021 yıllarında önceki yıllara göre bir miktar daha fazla yeni tanı vaka olduğu gözlendi. Kanama ele alındığında trombosit sayısı düşük olup tedavi ihtiyacı olanların daha sıklıkla kanama yaşadığı ancak bu kanamaların hayatı tehdit edici kanama olmadığı gözlendi. Sıklıkla 10 x 109/L altında kanamaların daha sıklıkla geliştiği gözlendi. Tedavide tüm dünyada uygulandığı gibi birinci basamakta kortikosteroidlerin ve özellikle metilprednizolonun kullanıldığı gözlendi. İkinci ve sonraki basamaklardaki tedavilere yönelik splenektominin tüm hastalarda %10,1 sıklıkta gerektiği, ağırlıklı olarak trombopoietin reseptör aganistlerinin daha sıklıkla kullanıldığı ve yeterli yanıtların alındığı gözlendi. Kurtarma ve acil durum tedavilerinde %45 hastada en az bir kez intravenöz immünglobulin tedavisinin gerektiği gözlendi. Trombopoietin tedavisinin kesilebildiği vaka sayısının %8,3 olduğu ve 2021-2022 yıllarında bu vakaların kesilme işlemlerinin gerçekleştiği gözlendi. Eşlik eden ilaçlar ve tedaviler ele alındığında hipertansiyon %20,5, diyabet ise %6,5 sıklıkta görülmekle birlikte gerek hastalık gerekse de tedavi komplikasyonu olarak görülebilecek tromboz ile ilgili olarak; arteriyel trombozların %2,9, venöz trombozların da %2,9 sıklıkta geliştiği gözlendi. Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylarda ek risk faktörlerinin daha ön planda olduğu gözlenmiştir. Bu perspektifte tüm hastalarda koroner arter hastalığı risk skorlaması ve venöz tromboemboli risk faktörlerinin bireysel olarak ve tekrarlayan vizitlerde gözden geçirilmesinin önemli olacağı düşüncesindeyiz. Anahtar kelimeler: İmmün trombositopeni, epidemiyoloji, splenektomi, trombopoietin reseptör agonistleri