Edirne il merkezi okul öncesi çocuklarda ruhsal ve davranışsal değerlendirme
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, ÇOCUK RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEREN DİREK
Danışman: IŞIK GÖRKER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamızda Edirne il merkezindeki okul öncesi çocuklarda ruhsal ve davranışsal bozukluklar değerlendirilmiştir. Çalışmamızın örneklemini, Edirne il merkezinde bulunan,İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı, her bölgeyi temsil edecek özellikte olan 16 okulda anasınıfına devam eden 500 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan çocukların aileleri tarafından sosyodemografik veri formu ve Erken Çocukluk Envanteri-4 Ebeveyn Formu doldurulmuştur. Çalışmamızda ölçeğe göre en sık görülen tanı %21.4 ile uyku bozukluğu olmuştur. Uyku bozukluğunu %19.8 ile kompulsiyon ve %16.8 ile anksiyete bozuklukları izlemektedir. Çocukların %36.8'inde en az bir alanda gelişim geriliği saptanmıştır. Gelişim geriliği olanlarda en fazla,%33.4 oranı ile KSG alanında gerilik saptanmıştır. Anne ve baba eğitim düzeyi ve anne yaşı ile çocuklarda ölçeğe göre psikiyatrik tanı alma arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Cinsiyet, kardeş sayısı, tek ebeveynle yaşama, doğum zamanı, anne sütü alım süresi, annede psikiyatrik bozukluk varlığı, yürümeye başlama zamanı, konuşmaya başlama zamanı değişkenleriyle ölçeğe göre psikiyatri tanı alma arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. DEHB, DB, KOKGB, anksiyete bozukluğu, MDB tanılarıyla cinsiyet değişkeni arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Ölçeğe göre YGB, DEHB, RBB tanılarıyla çocukta gelişme geriliği varlığı arasında, DEHB ile uyku bozukluğu tanısı arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Dezavantajlı okullarda ölçeğe göre en sık görülen tanı %35.7 ile anksiyete bozuklukları olmuştur. Çalışmamız çocuk gelişimindeki en önemli dönemlerden olan okul öncesi dönemde psikiyatrik bozukluklar için bir nevi 'elek' görevi görebilecek olan EÇE-4 ile, tanı alabilecek olan çocukların değerlendirilmesini sağlamıştır. Sonrasında yapılacak klinik görüşmeler ile, ölçeğe göre tanı alan ya da yüksek risk altında olan çocukların gerektiğinde tedavi altına alınmasına olanak sağlayacaktır. Daha sonra oluşabilecek psikiyatrik bozukluklar ya da çocuğun işlevselliğini bozan eşik altı belirtiler engellenebilecektir. Literatürde okul öncesi dönemde yapılan çalışmaların kısıtlı olması nedeniyle bu konuda daha ileri çalışmalara gereksinim duyulmaktadır.