YENİ NESİL DİZİLEME İLE SAPTANAN MUTASYON PROFİLLERİNİN METASTATİK KOLOREKTAL KANSERLERDE KLİNİKOPATOLOJİK BULGULARLA İLİŞKİSİ VE SAĞKALIM ÜZERİNE ETKİSİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞENNUR KUMSAR
Danışman: BÜLENT ERDOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kolorektal kanser, insidansı giderek artan ve önemli morbidite ile mortalite nedenlerinden biri olan bir hastalıktır. Dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü olup, kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer almaktadır. Yüksek mortalite oranı nedeniyle son yıllarda kolorektal kansere yönelik araştırmalarda belirgin bir artış gözlenmiştir. Kolorektal kanserin patogenezi tam olarak aydınlatılamadığında, klasik tedavi yaklaşımları yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle, tümörlerin genetik yapısına odaklanan çalışmalar önem kazanmıştır. Özellikle yeni nesil dizileme teknolojileri sayesinde tümörlerin genetik profili belirlenebilmekte ve buna bağlı olarak hedefe yönelik tedavi seçenekleri gündeme gelmektedir. Bu çalışmada, 2012-2024 yılları arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Medikal Onkoloji Polikliniği'nde kolorektal kanser tanısı almış ve/veya dış merkezde tanı alıp Trakya Üniversitesi'nde takip edilen ve yeni nesil dizileme ile genetik mutasyon analizi yapılmış hastalar incelenmiştir. Çalışmaya, hastanemizde tanı almış ancak takibi başka merkezlerde yapılmış hastalar, yeni nesil dizileme analizi uygulanmamış olgular ile kemoterapi tedavisini reddeden hastalar dahil edilmedi. Çalışmaya dahil edilen 307 hastanın demografik özellikleri, tanı anındaki şikayetleri, tümör lokalizasyonu, evresi, metastaz bölgeleri, tümör belirteçleri, uygulanan tedavi yöntemleri ve sağkalım süreleri retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Cinsiyet ve tanı yaşı ile yeni nesil dizilemede saptanan mutasyonlar analiz edildiğinde, APC ve FBXW7 mutasyonlarının erkeklerde kadınlara göre anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. Diğer karşılaştırmalı analizlerde ise cinsiyet ve yaşa göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Mutasyonların tümör lokalizasyonu ile ilişkisi incelendiğinde, yapılan kikare analizlerinde hiçbir mutasyon ile lokalizasyon arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Karaciğer ve akciğer metastazı varlığı ile genetik mutasyonlar arasında da anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Öte yandan, perinöral invazyonun sağkalım üzerine olumsuz etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Kaplan-Meier analiziyle değerlendirilen mutasyonlar arasında TP53, RAS ailesi ve EGFR mutasyonlarının sağkalım üzerinde anlamlı etkisi saptanmıştır. FBXW7 mutasyonu olan hastalarda genel sağkalım daha düşük izlenmiş, ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Çalışmamızın retrospektif yapısı ve hasta grubunun sınırlı büyüklükte ve heterojen olması nedeniyle, elde edilen bulguların klinik uygulamalara etkisinin netleşmesi için ileriye dönük, geniş ölçekli ve randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.