Çocuk nöroloji polikliniğine başvuran serebral palsi ve epilepsi hastalarının ebeveynlerinde depresyon ve ebeveyn gözünden yaşam kalitesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HİLMİ VOLKAN BIYIKLI

Danışman: YASEMİN KARAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çocukluk çağında görülen nörolojik hastalıklar, bu hastalıkların süreçleri ve tedavileri hem çocukların hem de ebeveynlerin gündelik yaşamını oldukça etkilemektedir. Çocukluk çağı nörolojik hastalıklarından özellikle serebral palsi ve epilepsi dikkati çekmektedir. Yaşam kalitesinin yanısıra ebeveynlerde ve çocuklarda uzun dönemli hastalık bağlantılı etkenler depresif bozukluk ve çeşitli anksiyete ya da uyum bozukluklarına sebep olabilmektedir. Bu çalışmada Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı tarafından Serebral Palsi veya epilepsi tanılarıyla takip edilen hastalarda yaşam kalitesinin düzeyini belirleme, bunun yanısıra ebeveynlerdeki depresif bozukluk sıklığını tanımlama amaçlanmıştır. Çalışma grubu, 267 epilepsi hastası ve 28 Serebral Palsi ve kontrol grubu 201 sağlıklı çocuktan oluşmuştur. Çalışma ve kontrol grupları arasında cinsiyet, yaş,anne-baba akrabalığı, çoğul gebelik, intauterin büyüme, annede sigara ve alkol kullanımı, gebelik enfeksiyon öyküsü, gebelik esnasında ilaç kullanımı, gebelikte DM ve HT, ailede depresyon öyküsü açısından anlamlı istatiksel bir fark bulunamamıştır. Serebral Palsi grubunda; lise düzeyinde öğrenim gören çocuk sayısı diğer iki gruba göre anlamlı oranda düşük bulunmuşken, özel eğitim gören çocuk sayısı, oksijensiz kalma oranı, yenidoğan nöbet oranı ve Denver testi ile değerlendirilme oranı diğer iki gruba göre anlamlı şekilde yüksek olarak saptanmıştır (p<0,05). Hastaların bakım verenleri depresyon açısından Beck Depresyon Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Kontrol grubunun skoru 3,53 ± 1,63, epilepsi grubunun skoru 8,68 ± 3,20 ve SP grubunun skoru 11,92 ± 3,81 idi. Gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,001). SP'li grubun skoru hem kontrol grubuna hem de epilepsi grubuna göre daha yüksek olarak saptanmıştır (p<0,001, p=0,03). Epilepsi, grubunun skoru ise kontrol grubuna göre yüksek olarak bulundu.Yaşam kalitesi skorları ise kontrol grubu, epilepsi ve Serebral Palsi gruplarında sırasıyla 96,34 ± 6,44 , 86,06 ± 11,97 ve 70,74 ± 25.5 idi. Gruplar arasında yaşam kalitesi skoru açısından anlamlı fark saptanmıştır (p<0,001). Serebral Palsi ve epilepsi gruplarındaki skorun kontrol grubuna göre daha düşük olduğu bulunmuştur (p<0,001). Sonuç olarak çalışmamız bu bölgedeki Serebral Palsi ve epilepsi tanılı çocukların yaşam kalitesi ve bakımverenlerin depresif özelliklerini belirlemiştir. Serebral Palsi ve epilepsili çocukları olan ailelerin yaşam kalitesi ve depresyonu düzeltmek açısından desteklenmesi ailelerdeki başetme mekanizmalarını güçlendirecektir. Bu şekilde bir yaklaşım çocukların tedavilerini de olumlu yönden etkileyecektir. Bu yönde yapılacak çalışmalar kronik hastalıklardan olan serebral palsi ve epilepsili çocukların ve ailelerinin yaşadıkları sorunların farkındalığını arttıracak ve yapılacak desteğin artmasına olanak sağlayacaktır.