Tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü olan kadın hastalarda genetik etiyolojinin yeni nesil dizi analizi yöntemi ile araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BİYOTEKNOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FULYA DÜŞENKALKAN

Danışman: HAKAN GÜRKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tekrarlayan gebelik kaybı (TGK), en az iki ardışık gebeliğin 20. gebelik haftasından önce istemsiz olarak uterin boşluktan atılması ile gebeliğin sonlanması durumudur. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık %2'si TGK yaşamaktadır. TGK etiyolojisinde rol oynayan farklı nedenler olmakla birlikte, genetik faktörlerin (kalıtsal trombofili varyantları, tek gen mutasyonları ve kromozomal anomaliler) etkisi %2-5 oranında bildirilmiştir (Chackraborty vd., 2013; Dimitriadis vd., 2020). Ancak halen daha genetik etkiler tam olarak aydınlatılamamıştır. Çalışmamızda, literatür bilgileri ışığında TGK ile doğrudan ilişkili olan ve ilişkili olduğu düşünülen 43 geni (ACE, CBS, CPB2, CCDC39, CHD7, DNAH1, LHCGR, NLRP7, F10, F11, F12, F13A1, F13B, F2R, F3, F7, F8, F9, FGA, FGB, GP1BA, GP1BB, GP5, GP9, ITGA2, ITGB3, KLKB1, MTHFR, MTR, MTRR, PLAT, PLAUR, PLG, PROCR, SERPINE1, SERPINF1, TFPI, THBD, F2, F5, PROC, PROS1, SERPINC1) içeren, tarafımızca tasarlanan çoklu gen paneli kullanılarak yeni nesil dizi analizi (NGS) teknolojisi ile hastalığın genetik etiyolojisi araştırıldı. Trakya Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi polikliniğine TGK şikâyeti ile başvuran 40 kadın hasta dahil edildi. Hastaların çalışmaya dahil edilme kriterleri: en az 3 kuşaktır Trakya Bölgesinde yaşıyor olmak, eşi ile akrabalık ilişkisi bulunmamak, 46,XX kromozom yapısına sahip olmak, trombofili panelinde Faktör II (Protrombin) ve Faktör V Leiden varyantına sahip olmamak olarak belirlendi. Çalışmamız sonucunda, çalışmış olduğumuz 40 kadın hastadan 32 tanesinde (%80) bir ve/veya daha fazla varyant saptandı. Bulgularımızdan altısı patojenik, üçü olası patojenik, otuz ikisi klinik önemi belirsiz ve yirmisi iyi huylu/olası iyi huylu varyant olarak bildirildi. Olası patojenik olarak saptanan DNAH1 genindeki NM_015512.5:c.10123_10126dupCAGC (p.Leu3376ProfsTer6) ve THBD genindeki NM_000361.3:c.1335C>A (p.Cys445Ter) varyasyonları ve klinik önemi belirsiz olarak saptanan NM_181446.3(FSHR):c.1127G>A (p.Cys376Tyr), NM_001312675.2(F10):c.257-12C>G, NM_005957.5(MTHFR):c.273A>C (p.Ile91Ile), NM_000313.4(PROS1):c.574A>G (p.Met192Val), NM_000789.4(ACE):c.2059-9T>A, NM_000233.4(LHCGR):c.55_56insTGCCGC (p.Gln18_Pro19insLeuPro) ve NM_000133.4(F9):c.177C>G (p.Asn59Lys) varyantları daha önce literatürde ve açık erişim sağlayan veri tabanlarında bildirilmediğinden novel (yeni) varyant olarak değerlendirildi. Özetle; tekrarlayan gebelik kaybı hastalığının daha geniş bir örneklem grubunda, hedefe yönelik çoklu gen panelleri kullanılarak yeni nesil dizileme yöntemi ile çalışılması sonucunda klinik tanıya önemli bir katkı sağlayacağı ön görüsündeyiz.