İmplante edilebilen kardiyoverter defibrilatörü (ICD) olan hastaların şok anksiyetesi ve yaşam kalitesinin belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA KARAKOÇ

Danışman: SERAP ÜNSAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET "İmplante Edilebilen Kardiyoverter Defibrilatörü (ICD) Olan Hastaların Şok Anksiyetesi ve Yaşam Kalitesinin Belirlenmesi", Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2024. Giriş ve Amaç: İmplante Edilebilen Kardiyoverter Defibrilatörü (ICD) olan hastalarda şok anksiyetesi, günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu kesitsel araştırma, İmplante Edilebilen Kardiyoverter Defibrilatörü (ICD) olan hastaların şok anksiyetesi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi belirlemek ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntemler: Araştırma 30.09.2022-30.03.2023 tarihleri arasında Edirne'de bir üniversite hastanesinde Kardiyoloji Kliniği ve Kardiyoloji Polikliniği'ne başvuran hastalar üzerinde yürütüldü. Araştırmanın verileri "Hasta Bilgi Formu", "Floride Şok Anksiyete Ölçeği (FŞAÖ)" ve "Notthingham Genişletilmiş Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi (NGYA)" kullanılarak toplandı. Veriler SPSS 18.0 programında tanımlayıcı istatistik yöntemler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, Student t Testi, Anova, Kruskal Wallis Testi, Mann-Whitney U Testi, Spearman Korelasyon Analizi) kullanılarak değerlendirildi. P<0.05 olan değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: ICD'li hastaların yaş ortalaması %63,5±12,7 olup %61,5'i erkekti. Katılımcıların %57,3'ünün miyokard infarktüsü (MI) geçirdiği, %54,2'sinin kalp yetersizliği nedeniyle ICD takıldığı, %41,7'sinin ICD cihazının şoklamasını hissettiği/deneyimlediği bulundu. ICD'li hastaların FŞAÖ ile NGYA arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). Hastaların şok anksiyetesi arttıkça günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılığın arttığı bulundu. Kadınların erkeklere göre şoklama deneyimi yaşayan hastaların yaşamayanlara göre şok anksiyetesi anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (p<0.05). Erkeklerin kadınlara göre, bekarların evli ve dullara göre, ortaokul ve üzeri mezunların ilkokul mezunlarına göre, çalışanların çalışmayan ve emeklilere göre günlük yaşam aktivite düzeyleri daha yüksek bulundu (p<0.05). Aritmisi olan ICD'li hastaların diğerlerine göre New York Kalp Derneği (NHYA) Fonsiyonel Sınıf I olan hastaların diğerlerine göre (Sınıf II,III ve IV) eşlik eden kronik hastalığı olmayanların olanlara göre günlük yaşam aktivite düzeyleri daha yüksek bulundu (p<0.05). Sonuç: Sonuç olarak; ICD'li hastaların şok anksiyetesi orta düzeyde, günlük yaşam aktiviteleri iyi düzeyde bulundu. ICD'li hastaların şok anksiyetesi arttıkça günlük yaşam aktiviteleri de kötüleşti. Hemşirelerin, ICD'li hastaların şok anksiyetesi deneyimlerini değerlendirmesi bu deneyimleri değerlendirirken hastaların kişisel (cinsiyet, çalışma durumu vb.) ve hastalığa ilişkin özelliklerini (klinik tanı vb.) göz önünde bulundurmalıdır. Hemşirelerin ICD'li hastaların şok anksiyetesini azaltmaya ve günlük yaşam aktivitelerini iyileştirmeye yönelik uygun hemşirelik girişimleri planlanmalıdır. Kardiyoloji hemşirelerinin ICD'li hastaların şok anksiyetesini ve günlük yaşam aktivite düzeylerini geçerli ve güvenilir ölçeklerle değerlendirmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: İmplante Edilebilen Kardiyoverter Defibrilatörü (ICD), şok anksiyetesi, yaşam kalitesi, hemşire.