2017-2019 yılları arasında Trakya Üniversitesi Hastanesi Acil Servisine başvuran trafik kazası olgularının adli tıp açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA ÖNDER POLAT

Danışman: ALİ DERYA AZMAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Edirne Trakya Üniversitesi Hastanesi Acil Servisine başvuran trafik kazası olgularının demografik özellikleri, yaralanma şekilleri ve acil serviste düzenlenen genel adli muayene rapor formlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Geriye dönük olarak yaptığımız çalışmada 01.01.2017 ile 31.12.2019 tarihleri arasındaki 3 yıllık süre içerisinde Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisine trafik kazası ifadesi ile başvuran olgular çalışmaya dâhil edilmiştir. Çalışmaya dâhil edilen 2075 olgunun %70.7'si erkek, %29.3'ü kadınlardan oluşmaktaydı. Olguların yaş ortalaması 35.33 ± 18.26 idi. Yaz mevsiminde (%32.2), cumartesi gününde (%17.9) ve 16:01-24:00 saatleri arasında (%44.9) acil servise en fazla başvurunun yapıldığı tespit edildi. Araç içi trafik kazalarında baş-boyun (%29.3), araç dışı trafik kazalarında ekstremiteler (%38.3) en fazla yaralan vücut bölgesiydi. Araç içi trafik kazalarında en fazla kemik kırık/çıkığının görüldüğü vücut bölgesi gövde (%41.7) iken, araç dışı trafik kazalarında ekstremitelerde (%36.7) daha sık kemik kırık/çıkığı olduğu saptandı. Kosta (%12.7) en fazla kırılan kemik türü olarak tespit edildi. Araç içi trafik kazalarında en fazla yaralanan organın akciğerler (%57.8), motosiklet kazalarında ise en fazla yaralanan organın beyin (%49.5) olduğu saptandı. Yaşamı tehlikeye sokan bir durum (%39.5), kemik kırık/çıkığının varlığı (%37.3) ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede meydana gelen yaralanmalar (36.9) en yüksek oranda motosiklet kazalarında tespit edildi. Acil serviste düzenlenen adli raporlar içerisinde yaşamsal tehlikesi bulunmayan olgular %91.4 oranında doğru rapor edilirken, yaşamsal tehlikesi olan olguların %13.6'sı yanlış raporlanmıştı. Kemik kırık/çıkığı bulunmayan olguların %62.7'sinde ise bu durumun belirtilmediği görüldü. Düzenlenen adli raporlardaki hata ve eksikliklerin azaltılması, hekimlik eğitimi sırasında adli tıp derslerine olan ilginin arttırılması ve mezuniyet sonrası da belirli aralıklarla hizmet içi eğitimler ile öğrenilen bilgilerin devamlılığının sağlanması gerektiği düşünülmektedir.