Glioblastoma ve nöroblastoma tip beyin tümör hücre serileri üzerinde temozolomid ile paklitaksel, melatonin ve ergosterol ile oluşturulan kombine terapilerinin etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BİYOTEKNOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYTEN SARI

Danışman: OĞUZHAN DOĞANLAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Glioblastoma multiforme (GBM) ve Nöroblastoma (NB), merkezi sinir sisteminin (MSS) en ölümcül habis tümör türleridir ve heterojenik özellikleri tedaviyi zorlaştırmaktadır. Kanserlerin heterojenliği ve karmaşıklığı nedeniyle, kombinasyon terapi rejimleri, ölümcül beyin tümörlerine karşı standart tedaviler haline gelmiştir. Temozolomid ve paklitaksel kombinasyonu, Glioblastoma için en yaygın kullanılan kemoterapi rejimidir. Ancak, tedavi edilen hastaların yaklaşık yarısında temozolomid direnci ve ciddi yan etkiler gelişir ve hastaların büyük bir kısmında sonuç olarak tedavi başarısız olur. Her ikisi de uzun süredir antitümör etkileri ile bilinen çok işlevli bir hormon melatonin ve doğal ürün olan ergosterol, tümörleri normal hücrelerden seçici şekilde etkileme yeteneği ile kombinasyon kanser tedavisinde büyük bir avantaja sahiptir. Bu tezde, kemoterapi ajanlarının tek başına IC50 dozlarını belirledikten sonra, temozolomid (TMZ) ile birlikte paklitaksel (PTX), melatonin (MLT) ve ergosterol (ERG) kombinasyonlarının, oksidatif stres, DNA hasarı, ısı şoku proteinleri, Nf-kb, Pı3k / Akt / mTOR ve apoptoz sinyal yolakları üzerinden Glioblastoma (C6) ve Nöroblastoma (N1E-115) hücre serilerinin in vitro progresyonu üzerinde inhibisyon etkileri araştırıldı. Hem C6 hem de N1E-115 hücre hatlarında sitotoksisiteyi indüklemek için tek başına ve PXT, MLT veya ERG (tümü IC50) ile kombinasyon halinde iki TMZ konsantrasyonu (IC50 ve 1/2 IC50) kullanıldı. Canlı, ölü ve apoptotik hücreler, Anneksin V:PI boyama ile belirlendi. Sinyal yollarına ait gen ifadeleri, kantitatif ters transkriptaz polimeraz zincir reaksiyonu (qRT-PCR) ile değerlendirildi ve ana proteinler western blot analizi ile belirlendi. IC50 seviyelerindeki tüm tedaviler, taşıt madde ile tedavi edilen kontrollere kıyasla hem Glioma hem de Nöroblastoma hücrelerinin canlılığını önemli ölçüde azalttı. TMZ'nin 1/2 IC50 konsantrasyonunda, özellikle melatonin kombinasyonu, kontrol ve diğer kombinasyon gruplarına kıyasla sinerjik etki ile önemli hücre ölümü gösterdi. Her iki hücre hattında da TMZ-MLT kombinasyonu oksidatif stres, DNA hasarı ve katlanmamış protein yanıtını indükledi. Nf-kb ve Pı3k / Akt ekseniyle ilişkili proteinler önemli ölçüde azaldı. TMZ (1/2 IC50) ile MLT ve ERG kombinasyon tedavileri, hücre döngüsü tutuklanması ve P53 ekspresyonlarının yanı sıra pro-apoptotik gen ve proteinleri (Bax, Kaspaz 3 ve 8) artırırken, Bcl-2 proteini önemli ölçüde azalttı. Bu moleküler sinyaller, C6 ve N1E-115 hücrelerinde hem apoptotik hem de nekrotik hücre ölümünü önemli ölçüde tetikledi. Ayrıca, bu etki seçiciydi ve tek başına TMZ tedavisi ile karşılaştırıldığında C8 sağlıklı astrosit hücre serilerinde önemli ölçüde yüksek hücre canlılığı belirlendi. Sonuçlarımız, özellikle MLT ve ikincil olarak ERG'ün, düşük doz TMZ ile kombinasyonunun, oksidatif stres ile ilişkili DNA-protein hasarı ve apoptoz arasında ortak bir hücre ölümü yukarı akış sinyalleri olarak hareket edebildiğini, bu sayede, hem Glioma hem de Nöroblastoma için TMZ-PXT tedavisine alternatif olan yeni seçici terapötik stratejilerin geliştirilmesinde kullanabileceğini önermektedir.