Sirozlu hastalarda otonom disfonksiyon ve sirotik kardiyomiyopati sıklığı ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesine etkilerini belirleyen prediktif faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET BAYSAL
Danışman: ALİ RIZA SOYLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Karaciğer sirozu hiperdinamik dolaşımla karakterize multisistemik bir hastalık olup seyrinde bir çok organı ilgilendiren bozukluklar ortaya çıkmaktadır.Yapılan çalışmalarda sirotik hastalarda otonom disfonksiyon sıklığının arttığı saptanmış olup; diyastolik disfonksiyon, sistolik disfonksiyon ve elektrofizyolojik anormallikleri içeren sirotik kardiyomiyopati meydana gelebilir. Bütün bunların yanında sirotik hastalarda hastalığın uzun seyirli olması ve komplikasyonları sebebiyle yaşam kalitesi ölçeklerinin etkilendiği gözlemlenmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında sirotik hastalardaki otonom disfonksiyonun ve sirotik kardiyomiyopatinin sıklığı ve bunların yaşam kalitesi üzerine olan etkilerini ortaya koymaya çalıştık Yaptığımız çalışmada 100 adet sirotik hasta değerlendirdi. Hastaların 35'i Child A, 36'sı Child B,29 hasta ise Child C olarak değerlendirildi. Karaciğer sirozunun etyolojileri açısından değerlendirdiğimizde %52 hastada Hepatit virusleri % 22 hastada etanol kullanımı ön plan çıkarken % 15 hastada kriptojenik kronik karaciğer parankim hastalığı ve % 12 hastada diğer nedenler saptandı. Otonom disfonksiyon sıklığı % 52 olarak saptandı. Diyastolik disfonksiyon sıklığı ise %51 olarak saptandı.Otonom disfonksiyon yataş başında yapılan testlerle tanımlanırken diyastolik disfonksiyon ise ekokardiyografik olarak E/A oranına göre tanımlandı. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi SF-36 formuyla değerlendirildi. Child sınıflamasında daha ileri evrede olan hastalarda ve MELD puanı daha ileri olan hastalarda sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ölçeği puanları daha düşük olarak bulundu (p< 0.05). Otonom disfonksiyonu olanlarda, asidi olanlarda,hepatik ensefalopati epizodu geçirme öyküsü olanlarda,SBP geçirme öyküsü olanlarda sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ölçeği puanları daha düşük olarak saptandı (p<0.05). Diyastolik disfonksiyonu saptanan hastalarda Child sınıflaması ve MELD puanlaması arasında istatistiksel olarak anlamlı sayılabilcek bir ilişki saptanmadı. Diyastolik disfonksiyonu olan hastalar ve olmayanlar arasında yaşam kalitesi ölçeği puanları açısından istatistiksel olarak anlamlı sayılabilcek bir fark saptanmadı. Ekokardiyografik olarak diyastolik disfonksiyon saptanan hastalarda sol ventrikül sistol sonu hacmi ve diyastol sonu hacmi olmayanlara göre istatiksel şekilde anlamlı olacak şekilde daha küçüktü (p< 0.05). Çalışmamız otonom disfonksiyonun ve diyastolik disfonksiyonun sirotik hastalarda sık bir şekilde bulunabildiğini ortaya koymakla birlikte;her iki durumunda sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine olumsuz etkiler çıkarabileceğini göstermektedir. Bu anlamda otonom disfonksiyonun ve sirotik kardiyomiyopatinin; klinik önemi ,sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine direkt etkileri açısından daha kapsamlı ve daha detaylı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Siroz,otonom disfonksiyon,sirotik kardiyomiyopati,sağlıkla ilgili yaşam kalitesi