Febril konvülsiyonlu olgularımızın demografik, klinik, laboratuvarbulguları ve tedavilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, ÇOCUK NÖROLOJİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İLKİZ ÖZGE ÖZDİL YILMAZ
Danışman: YASEMİN KARAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Febril konvülsiyon; 6-60 ay arasında merkezi sinir sistemini tutan bir enfeksiyon olmaksızın veya başka neden olmadan (elektrolit dengesizliği, metabolik bozukluk, intoksikasyon, travma) önceden afebril konvülsiyon geçirmemiş çocuklarda ateşli hastalık sırasındaki konvülsiyonlardır. Çocukluk çağı nörolojik bozukluklarında en üst sıradadır. Çalışmamızda Ocak 2014-Aralık 2018 arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Nörolojisi Polikliniği'ne başvurup febril konvülsiyon tanısı alan 200 hastanın özelliklerini saptayıp, rekürrens ve epilepsi gelişim risklerini belirlemek, uygun tedavi seçeneklerine yanıtlarını belirlemeyi amaçladık. Hastalarımızın erkek/kız oranı 1,22/1, doğum zamanına göre % 78 term, doğum şekline % 60 NSVY ile ve %20 zorlu doğum öyküsü vardır. Hastaların yaşı 6ay-60 ay arasında, ortalama 21,82±12,69 aydı. En sık 2 yaş altında (%79) görüldü. % 41'i basit, %52,5'u komplikeydi ve %82'sinde jeneralize tonik klonik nöbet görüldü. En sık ateş odağı üst solunum yolu enfeksiyonlarıydı (%83). Ailede febril konvülsiyon öyküsü %25, epilepsi öyküsü %10 vakada vardı. Rekürrens oranı %22,5'ti. Anormal EEG %8 hastada vardı ve bu hastalarda rekürrens oranı yüksek bulundu. Laboratuar değerleri ile nöbet tekrarı ve epilepsi gelişimi açısından değerlendirildiğinde, nöbet tekrarı olan hastaların epilepsi gelişenlere kıyasla C-reaktif protein ve trombosit değerleri daha yüksek saptanmıştır. EEG sonuçları anormal olan, 38,3 ºC altında nöbet geçiren ve rekürrensli hastalarda epilepsi oranı yüksek saptandı. Profilaktik olarak devamlı antiepileptik, intermittant rektal diazepam ve antipiretik verilebilir. Tedavi sonrası rekürrens tedavi almayanlara kıyasla daha yüksek saptandı. 60 Sonuç olarak; iyi seyreden FK'larda rekürrensin sık görülmesi, genel popülasyona göre yüksek epilepsi riski nedeniyle takibi önemlidir. Rekürrensi önlemede tedaviler arasında belirgin farklılık olmadığını fakat rektal diazepam uygulananlarda daha az rekürrens olması, uygulanmasının kolay, yan etkisinin az olması nedeniyle tercih edilebileceğini saptadık.