Orta ve geç prematüre yenidoğanlarda akut respiratuvar sorunlar


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HÜLYA KAHYA

Danışman: RIDVAN DURAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Orta derece ve geç prematüre yenidoğanlar neonatal morbiditenin önemli bir parçasını oluşturur ve prematürelerin en sık karşılaştığı sorun ise solunumsal problemlerdir. Son yıllarda yapılan prematürelerin respiratuar sorunlarıyla ilgili çalışmalar daha çok ileri derece prematürelerle ilgilidir. Orta derece ve geç prematürelerle ilgili çalışmalar az olmakla birlikte bu grup yenidoğanların sağkalım oranları artmıştır ve yenidoğan yoğunbakım ünitelerindeki yatışların çoğunluğunu orta derece ve geç prematüreler oluşturmaktadır (1). Bu çalışmada, orta derece ve geç prematüre yenidoğanları etkileyen solunumsal hastalıkların dağılımını tespit etmek; antenatal, natal ve postnatal faktörlerin dağılımını belirlemek amaçlandı. TÜTF Yenidoğan Yoğunbakım Ünitesinde 2010 Ocak- 2016 Aralık arasında akut respiratuar hastalık tanıları ile yatırılan 30 hafta ve üzeri yenidoğanlar retrospektif olarak incelendi. Tip 1 respiratuar distres sendromu, yenidoğanın geçici takipnesi, yenidoğan pnömonisi, pnömotoraks, persistan pulmoner hipertansiyon tanıları konmuş 458 hasta çalışmaya dahil edildi. Tip 1 RDS ve yenidoğanın geçici takipnesi tanısı alan yenidoğanlar çoğunluktaydı. 30-34+6/7 hafta arası orta derece prematüre 176 vaka Grup 1, 35-36+6/7 hafta arası 127 preterm Grup 2, 37 hafta ve üstü 153 yenidoğan kontrol grubu olarak adlandırıldı. Orta derece prematürelerde tip 1 RDS riskinin 12 kat arttığı, sezaryen, düşük Apgar skoru ve düşük gestasyonel yaşın tip 1 RDS riskini arttırdığı tespit edildi. Sigara içen, EMR ve preeklampsi tanılı annelerin bebeğinde de tip 1 RDS artışı görüldü. YGT riskini arttıran faktörlerin başında ise sezaryen uygulaması gelmekteydi. Beşinci dakika Apgar düşük olan ve gestasyonel haftası küçük olanlarda YGT'nin daha az olduğu görüldü. Çalışmamızda annede kronik hastalık ve EMR tanısının pnömoni riskini arttırdığı, ve SGA olmanın riski azalttığı tespit edildi. Pnömoni tanısı alanlarda en fazla geç prematüreler bulunuyordu. Pnömotoraks riskinin SGA olanlarda azaldığı ve EMR li vakalarda arttığı görüldü. Antenatal steroid uygulamasının orta derece ve geç pretermler de dahil tüm gruplarda akut respiratuar hastalık insidansını azalttığı görüldü. Orta derece ve geç prematürelerde akut respiratuar hastalığın çok yaygın olduğu ve en çok tip 1 RDS ve YGT tanıları aldıklarını tespit ettik. Bu grup için en önemli risk faktörleri sezaryen doğum, düşük Apgar skoru ve düşük gestasyonel yaştı. Bu konuda daha fazla prospektif çalışmaya ihtiyaç vardır.