Okul öncesi öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TEMEL EĞİTİM ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE CERAY ERTAŞ
Danışman: YAKUP BURAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemi 2020-2021 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Edirne İli Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan tüm okul öncesi öğretmenlerinden rastgele örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Araştırma kapsamında 174 okul öncesi öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Genel Bilgi Formu", "Disleksi Bilgi ve İnanç Ölçeği" ve "Özel Gereksinimli Çocukların Kaynaştırılmasına Yönelik Öğretmen Yeterliği Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normalliği test edilmiş, dağılım normalitesi sağlandığı için parametrik analizler tercih edilmiştir. Araştırma verilerin analizinde Pearson koralesyon katsayısı, Bağımsız Grup t- Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre okul öncesi öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne yönelik genel bilgilerinin, tanıya ilişkin bilgilerinin ve tedaviye ilişkin bilgilerinin yetersiz olduğu, öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne ilişkin kavram yanılgılarının olduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra öğretmenlerin özyeterlik algıları ile öğrenme güçlüğüne yönelik bilgi düzeyleri arasında pozitif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğretmenlerin cinsiyet, mevcut sınıfında özel gereksinimli öğrenci bulunma durumu, özel eğitim sertifikasının bulunma durumu, öğrenme güçlüğü alanında özel eğitim alma durumu ve kapsayıcı eğitime ilişkin hizmet içi eğitime veya seminere katılma durumuna göre öğrenme güçlüğü bilgi düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Ayrıca öğretmenlerin çalıştıkları kurumun sosyo-ekonomik düzeyine göre öğrenme güçlüğü genel bilgilerinde anlamlı bir fark bulunmazken, tanıya ilişkin bilgileri ve tedaviye ilişkin bilgilerinde anlamlı düzeyde farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ancak öğretmenlerin çalıştığı eğitim kurumundaki pozisyonu, çalıştığı eğitim kurumu, eğitim durumları, sınıftaki ortalama öğrenci sayısı, kıdem yılı, yaş, medeni durum, ailesinde öğrenme güçlüğü olan birey bulunma durumu, daha önce sınıflarında dezavantajlı gruplarda yer alan öğrenci/ler olma durumu, öğrenme güçlüğünün erken belirtilerine yönelik yapılacak eğitime katılmak isteme/me durumu ve öğrenme güçlüğünün erken belirtilerine yönelik yapılacak olan odak grup görüşmesine katılmak isteme durumuna göre öğrenme güçlüğü bilgi düzeyleri arasında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir.