Edirne il merkezinde öğrenim gören lise öğrencilerinde yeme bağımlılığının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA ŞENGÜZEL

Danışman: SERDAR ÖZTORA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yeme bağımlılığı literatürde son yıllarda üzerinde durulan ve aydınlatılmaya çalışılan, obezite, yeme bozuklukları ve bağımlılık bozuklukları ile ilişkili bir davranışsal bağımlılık olabileceği düşünülen bir kavramdır. Adolesan dönemin hem obezite hem de yeme bozuklukları ve bağımlılık davranışları için risk taşıdığı bilinmektedir. Bu doğrultuda çalışmamızın amacı; yeme bağımlılığı için riskli bir grup olabilecek lise öğrencilerinde yeme bağımlılığının araştırılmasıdır. Çalışmamızın evrenini Edirne il merkezinde bulunan 24 lisede öğrenim görmekte olan 7805 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmamız için yapılan minimum örneklem hesaplamasında %1 fark %95 güvenilirlikle anlamlı bulmak için en az 167 öğrencinin çalışmaya alınması gerektiği bulundu. Çalışmaya katılmayı kabul eden ve ebeveyn onamı bulunan 1425 öğrenci çalışmaya dahil edilerek evrenin %18,3'üne ulaşıldı. Katılımcılara 49 sorudan oluşan bir anketle birlikte yeme bağımlılığını değerlendirmek üzere Yale Yeme Bağımlılığı Ölçeği'nin DSM-V'e göre yeniden düzenlenen ikinci versiyonu uygulandı. Ayrıca araştırmacı tarafından katılımcıların boy ve kiloları ölçülerek kaydedildi. İstatistiksel yöntem olarak tanımlayıcı istatistikler, Mann-Whitney U, Kruskall–Wallis H ve Ki-kare analiz testleri kullanıldı. Çalışmamızda katılımcıların %11,2'sinde yeme bağımlılığı saptandı. Bu oranın yeme bağımlılığı şiddet kategorilerine dağılımı; %2,7 hafif, %2,2 orta derecede, %6,3 ağır yeme bağımlılığı şeklindeydi. Katılımcılarımızın yeme bağımlılığı semptom skoru ortalaması ise 2,26 idi. Kız öğrencilerde, obezlerde, herhangi bir şekilde kilo verme çabası içinde olanlarda, ailesinde/evinde fazla kilolu/obez kişiler bulunanlarda, sosyal medyaya fazla vakit ayıranlarda ve yeme ile ilgili herhangi bir sorunu olduğunu düşünen katılımcı grubunda daha yüksek yeme bağımlılığı oranları ve yeme bağımlılığıyla istatistiksel anlamlı ilişki saptandı. Ayrıca emosyonel yemenin yeme bağımlılığına etki edebileceği sonucuna ulaşıldı. Ülkemizde Yale Yeme Bağımlılığı Ölçeği'nin ikinci versiyonu ile yürütülen ilk örnek olan çalışmamızda literatüre katkı sağlayacak sonuçlara ulaşılmıştır. Hakkında daha pek çok araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulan yeme bağımlılığı için çalışmamızın gelecekteki çalışmalara yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Beslenmenin yaşamın erken döneminde değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının önemi, çalışmamızda ortaya konan verilerle pekişmektedir. Birinci basamak yaklaşımında, özellikle adolesan değerlendirmesinde çalışmamızın da gösterdiği veriler ışığında hareket etmek, beslenme ve ilişkili faktörleri sorgulamak, obezite riskini öngörmek, olası yeme bağımlılığı belirtilerini saptayabilmek önem arz etmektedir.