Deneysel alerjik kontakt dermatit fare modelinde hidrojen sülfür donörü sodyum sülfürün antipruritik ve antiinflamatuvar etkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TIBBİ FARMAKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NERMİN ÖZLEN ERGİN
Danışman: ÖZGÜR GÜNDÜZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada hidrojen sülfür donörü sodyum sülfürün lokal ve sistemik yolla uygulanmasının alerjik kontakt dermatit belirtileri olan kaşıntı ve ödem üzerine olası etkisini göstermeyi ve etkinin hangi inflamatuvar hücreler-sitokinler üzerinden olduğunu belirlemeyi amaçladık. Seksen BALB/c dişi fare rastgele lokal veya sistemik olmak üzere iki ana gruba ayrıldı. Her ana grup kendi içinde beş alt gruba ayrıldı. Farelerde deneysel alerjik kontakt dermatit modeli DNFB kullanılarak oluşturuldu. Farelerin karın bölgesine 1. ve 2. gün %0,2'lik 100 mikrolitre DNFB uygulanarak duyarlılaştırma yapıldı. 7. gün farelerin her iki kulağına 20 mikrolitre %0,3 DNFB uygulanarak sataşma yapıldı. Sataşma sonrası 3. ve 25. saatlerde H2S donörü Na2S sistemik olarak 0,2-2 ve 20mg/kg/i.p. dozlarında ve lokal olarak 1-3 ve 10 nmol/kulak/i.d. dozlarında uygulandı. Sataşma sonrasında 24. ve 48. saatlerde kulak kalınlıkları ölçüldü ve kaşınma davranışları sayıldı. Ölçümlerin ardından 48. saatte kulak dokusu ve kan örneği alındı. Serum ve kulak dokusu sitokin seviyeleri ölçüldü. Dokular histolojik ve immünohistokimyasal olarak incelendi. Lokal 3-10 nmol/kulak, sistemik 20 mg/kg Na2S tedavisi 48. saatte cilt CD4+ T lenfosit sayısını azalttı (p<0,05). Lokal 1-3-10 nmol/kulak, sistemik 2-20 mg/kg Na2S tedavisi 48. saatte kulak ödemini azalttı (p<0,05). Lokal Na2S tedavisi tüm dozlarda serum IL-2 seviyelerinde azalma oluşturdu (p<0,05). Kaşıntı sayısı, mast hücre yoğunluğu, IL-4,IL-5 ve IFN-γ seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim gözlemlenmedi. Sonuçlarımız lokal ve sistemik uygulanan Na2S'nin, muhtemelen CD4+ T lenfosit infiltrasyonunu ve proliferasyonunu önleyerek ve IL-2 sentezini azaltarak AKD semptomlarından biri olan kulak kalınlığını azalttığını göstermektedir.