Edirne'de hiperkolesterolemi prevalansı ve kardiyovasküler risklerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: LEYLA ÖNER

Danışman: HAMDİ NEZİH DAĞDEVİREN

Özet:

ÖZET Hiperkolesterolemi, dünyada ölüm sebepleri arasında ilk sıralarda yer alan koroner kalp hastalığının (KKH) risk faktörlerinden biridir. Tanısının kolay olması ve değiştirilebilir bir risk faktörü olması yönüyle, KKH'den korunma stratejileri içinde, hiperkolesteroleminin önlenmesi ve tedavisi, önemli yer tutmaktadır. Bu araştırma, Edirne'de hiperkolesterolemi açısından sağlık bakımına gerek duyulan erişkinlerin belirlenmesi ve bu kişilerin, sağlık kuruluşlarına yönlendirilerek, tanı, tedavi ve takiplerinin yapılması konusunda teşvik edilmesi amacıyla yapılmıştır. Edirne ili, merkez ilçe ve köylerinde yaşayan 18-65 yaş arası erişkinler arasından, kademeli örneklem yöntemi ile belirlenen 1936 kişiye, yüz yüze görüşme tekniği ile, KKH risk faktörlerini sorgulayan bir anket uygulanmış; ardından, kan basıncı, boy, vücut ağırlığı ve total kolesterol ölçümleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, örneklemin % 30,7'sinde total kolesterol düzeyi 200 mg/dl veya üzerinde bulunmuştur (n=595). Bu oran, kadınlar için % 29,1, erkekler için % 32,3'tür. Köy ve kent kümeleri karşılaştırıldığında, hiperkolesterolemi oranının, köylerde şehir merkezine göre daha yüksek olduğu gözlenmiştir (sırasıyla % 45,5, % 28,7). NCEP-ATP IIF ün önerilerine göre sınıflama yapıldığında, 1341 kişi (% 69,3) normal değerlere sahip iken, 414 kişinin (% 21,4) sınırda yüksek, 181 kişinin de (% 9,3) yüksek total kolesterol düzeylerine sahip olduğu görülmüştür. Tüm katılımcıların % 4,9'unun ise (n=29), 300 mg/dl veya üzerinde total kolesterol değerine sahip olduğu bulunmuş ve ailevi hiperkolesterolemi yönünden araştırılmaları önerilmiştir. 70Örnekleme ait ortanca TK değeri 179 mg/dl olarak tespit edilmiştir. Bulgularımıza göre TK düzeyleri, yaş, cins, sosyoekonomik durum, eğitim düzeyi, vücut kitle indeksi ve kan basıncı ile anlamlı olarak değişmektedir. TK düzeyleri, fiziksel aktivite düzeyi ile de değişmekle birlikte, istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamamıştır. Sonuç olarak bu araştırma, Edirne'de hiperkolesterolemi açısından sağlık bakımına ihtiyacı olan kişilere ulaşmak konusunda ilk basamağı oluşturmuştur. Bunun yanı sıra, ulaşılan kişilerde kolesterol açısından bir periyodik sağlık muayenesi bilinci oluşmaya başladığını düşünmekteyiz. Bundan sonraki aşamalarda, bu kişilerin ileri tetkiki, hiperkolesterolemi tanısının kesinleştirilmesi, takip ve tedavisi planlanmalı, diğer kardiyovasküler risk faktörleri için de benzer çalışmalar yapılarak, bölgemiz halkına yönelik KKH'den korunma stratejileri belirlenmelidir. 71