Edirne'deki birinci basamak hekimlerinin defansif tıp uygulamaları hakkında bilgi ve tutumları ve bunun klinik pratiklerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA SEZER

Danışman: HAMDİ NEZİH DAĞDEVİREN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Defansif tıp; öncelikle dava edilmeyi önlemek amacı ile kanıta dayalı tıp kuralları çerçevesinde yapılan tıbbi uygulamalardan sapma durumudur. Sağlık hizmetlerinin maliyetlerini, hasta bakımının kalitesini ve güvenliğini negatif yönde etkileyen hekimler arasında yaygın olan bir yaklaşımdır. Çalışmamızda birinci basamak hekimlerinin defansif tıp uygulamaları hakkındaki bilgi, tutum ve bunların klinik pratiklerine etkisiyle birlikte bu tutuma neden olan faktörleri incelemeyi amaçladık. Çalışmamız 01.09-01.11 2019 tarihleri arasında birinci basamakta görev yapan ve çalışmaya katılmayı kabul eden hekimlere yapılmıştır. 126 aile hekiminin 116'sı çalışmaya katılmayı kabul etmiştir. Çalışmada araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyodemografik bilgiler, bilgi soruları, neden sorularını ve ek olarak "Defansif Tıp Uygulamaları Tutum Ölçeği" ni içeren 58 soruluk anket kullanılmıştır. Edirne Halk Sağlığı Müdürlüğü'nden alınan veriler de çalışmaya eklenmiştir. Kruskal-Wallis testi, Mann-Whitney U testi, Ki-Kare (Fisher's exact) testi, Pearson korelasyon testi kullanılmış ve p<0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Çalışmamızda hekimler %94,8 oranında orta ve yüksek düzeyde defansif tıp uygulamalarına başvuruyordu. Defansif tıp tutumları ile sosyodemografik veriler, uzmanlık durumu, kayıtlı nüfus, muayene edilen hasta sayısı ve istenilen tetkik sayısı arasında anlamlı ilişki saptamadık. Hekimlerin çoğu defansif tıp kavramını duymuş olmasına rağmen bu konuda bilgi sahibi değildi. Defansif tutumları yüksek olan hekimlerin medyadan (p=0,004), şiddete maruz kalmaktan (p<0,001), hastaları memnun etme kaygısından (p<0,001), iletişim problemlerinden (p=0,001) etkilenme oranı anlamlı derecede yüksekti. Hekimlerin mesleki geleceği, sağlık harcamalarının maliyeti, hastalara daha bilinçli bir şekilde yaklaşabilmek için defansif tutumların azaltılması gerektiğini düşünmekteyiz. Bunu da hekim- hasta iletişiminin her iki taraf için de arttırarak sağlayabiliriz. Defansif tıp kavramıyla birlikte dördüncül koruma kavramının da daha iyi kavranabilmesi için bilgi seviyesinin yükseltilmesi ve eğitim programlarının arttırılması gerektiğini düşünmekteyiz.