The acceptance of humor as an element of mind is based on centuries ago. Humor generally starts with a funny impulse, ends with smile or laugh. the basic element of humor is intelligence. In particular, using humor in a functional sense requires a strong intelligence. In this sense, one of the most characteristic personalities of our cultural history is undoubtedly Nasreddin Hodja. He preferred humor as a method of education in a period when Anatolian Turks had to struggle with Mongolian raids and looting, internal fighting and controversy, weak political authority, drought and, accordingly, scarcity and poverty. not only the Anatolian people, but almost all the world laughed and thought. Nasreddin Hodja laughed people with his anecdotes and built his humor on a realistic ground at the same time. this has also attracted interest in the people against the his anecdotes. Facilitating communication and interaction, and thus the adoption of educational values through humor, the transmission of cultural items to the future. It is possible to identify the four folklore functions formulated by William Bascom in his anecdotes. With the researches made, Hodja's well-recognized Sufi identity and his being considered as a saint among the people, has led to the idea that anecdotes carry meaning with religion along with social advice. In this context, various explanations have been made on certain texts which are believed to be her. In our work, first of all, humor for sufism is tried to be explained with the approaches of the Qur'an, sunnah and sufis. Then, the religious identity of Nasreddin Hodja was emphasized and after that in the context of the Hodja's anecdotes, evaluations were made on the mystical themes which included the work named Burhaniye Tercumesi.
Mizahın akli bir unsur olarak kabulü asırlar öncesine dayanmaktadır. Genel olarakkomik bir dürtüyle başlayan, gülümseme veya gülme gibi bir tavırla sonlanan mizahıntemel unsuru zekâdır. Özellikle mizahı işlevsel anlamda kullanmak ciddi manada bir zekâkuvvetini gerektirmektedir. Bu anlamda kültür tarihimizin en karakteristik şahsiyetlerindenbirisi şüphesiz Nasreddin Hoca‟dır. O, Anadolu Türklüğünün Moğol akın ve yağmalarıyla,iç kavga ve çekişmelerle, siyasi otorite zayıflığıyla, kuraklıkla ve buna bağlı olarak kıtlık veyoksullukla mücadele etmek zorunda kaldığı, toplum psikolojisinin harap olduğu birdönemde eğitim metodu olarak mizahı tercih etmiş, sadece Anadolu insanını değilneredeyse tüm dünyaya güldürerek düşündürmeyi başarabilmiştir. Nasreddin Hoca, hemlatifeleriyle insanları güldürmüş hem de halkın gerçeklik beklentisini dikkate aldığı vemizahını gerçekçi bir zemin üzerine inşa ettiği için fıkraları insanlarda ilgi uyandırmış,iletişim ve etkileşimi kolaylaştırmış dolayısıyla mizah yoluyla eğitim değerlerininbenimsetilmesi, kültürel öğelerin geleceğe aktarılmasını sağlamıştır. William Bascom‟unformülize ettiği dört folklor işlevini de onun fıkralarında tespit etmek mümkündür.Yapılan araştırmalarla Hoca‟nın iyiden iyiye belirginleşen mutasavvıf kimliği ve onun halkarasında veli olarak telakki edilmesi, latifelerinin sosyal yöndeki öğütlerle birlikte dinimahiyette anlamlar taşıdığı fikrine yol açmıştır. Bu bağlamda onun olduğuna inanılan kimimetinler üzerine çeşitli şerhler yapılmıştır. Çalışmamızda öncelikle tasavvufun mizahabakışı, alanın üç temel dinamiği diyebileceğimiz Kur‟an-ı Kerim, sünnet ve mutasavvıflarınkonuya yaklaşımlarıyla açıklanmaya çalışılmış, Nasreddin Hoca‟nın dini kimliği üzerindedurulmuş ve bundan sonra Hoca‟nın fıkraları bağlamında Burhaniye Tercümesi‟nin yerverdiği tasavvufi temalar üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır.