Türkiye’de Erişkin Tip 2 Diabetes Mellituslularda Güncel Kardiyovasküler Hastalık Prevalansının Kesitsel Bir Çalışması: CAPTURE Türkiye Çalışması
Turkish Journal of Endocrinology and Metabolism, cilt.26, sa.1, ss.1-12, 2022 (ESCI, Scopus, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 26 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2022
- Doi Numarası: 10.25179/tjem.2021-86803
- Dergi Adı: Turkish Journal of Endocrinology and Metabolism
- Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), Scopus, Academic Search Premier, CINAHL, EMBASE, Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1-12
- Trakya Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: CAPTURE çalışmasında, 5 kıtadan 13 ülkede erişkin Tip 2 diabetes
mellituslu (T2DM) bireylerde kardiyovasküler hastalık (KVH) prevalansını
ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Burada, Türk kohortundan elde edilen bilgiler sunulmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Girişimsel olmayan kesitsel bir
çalışma olan CAPTURE (NCT03811288; NCT03786406), Türkiye’de 15 merkezde tamamlandı. Birinci basamak hekimleri* ve uzman hekimler** tarafından tedavi edilen erişkin T2DM’lilere ait standardize demografik ve
klinik veriler toplandı. Elde edilen verilerden KVH ve 7 alt tipinin prevalans
tahminleri hesaplandı. Veriler tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerle analiz
edildi. Bulgular: Çalışmaya, T2DM’li 801 (birinci basamak* n=200,
uzman** n=601) hasta kaydedildi. Çalışmaya katılan hastaların 250’sine
KVH tanısı konmuştur ve KVH’nin tahmini ağırlıklı prevalansı %31,2’dir
(%95 güven aralığı, 28,0-34,4). KVH vakalarının çoğunluğu aterosklerotik
KVH (%85,6) idi. Türkiye örnekleminin %24’ünde koroner kalp hastalığı
(KKH) olduğu ölçüldü. Kalp yetersizliği (%5,4) en sık saptanan 2. KVH alt
tipiyken, kardiyak aritmi ve ileti anormalliklerini (%4,7) kalp yetersizliği
takip etmektedir. Kardiyovasküler yararı kanıtlanmış ilaçlardan sodyum glukoz transport-2 inhibitörleri ve glukagon benzeri peptid-1 reseptör agonistlerinin reçete edilme oranları sırasıyla %17,5 ve %0,1 olarak
saptanmıştır. Sonuç: Türkiye’deki T2DM hastalarında KVH, küresel CAPTURE popülasyonunda bulunan prevalansa benzer şekilde hastaların yaklaşık %30’unda saptanmıştır. KKKH en sık saptanan hastalık olurken, KVH
vakalarının %75'ini oluşturmuştur. Kardiyovasküler yararı olan glukoz düşürücü ilaçların kullanımı, muhtemelen bu ilaçların Türkiye’de geri ödenmemesi nedeniyle küresel havuzdaki nüfusa kıyasla düşüktü.
Objective: The primary objective of the CAPTURE study was to estimate
the prevalence of cardiovascular disease (CVD) in adults with Type 2 diabetes mellitus (T2DM) across 13 countries from 5 continents. Here, we present
the findings from Türkiye. Material and Methods: The non-interventional,
cross-sectional CAPTURE study (NCT03811288; NCT03786406) was conducted across 15 centers in Türkiye. Standardized demographic and clinical
data were collected from adults with T2DM who were treated by primary or
specialist care physicians. The prevalences of CVD and its 7 subtypes were
estimated. Descriptive statistics were used for data analysis. Results:
Amongst the 801 participants (n=200 from primary care, n=601 from specialist care) with T2DM enrolled, 250 had established CVD, an estimated weighted prevalence of 31.2% (28.0-34.4) 95% confidence interval.
Atherosclerotic CVD contributed to the majority (85.6%) of the CVD cases.
An estimated 24.0% of the Türkiye sample had coronary heart disease
(CHD). Heart failure was the second most predominant CVD subtype in Türkiye is correct sample (5.4%), followed by cardiac arrhythmia and conduction abnormalities (4.7%). Sodium-glucose co-transporter 2 inhibitors and
glucagon-like peptide-1 receptor agonists with cardiovascular (CV) benefits
were prescribed to 17.5% and 0.1% of the patients, respectively. Conclusion: Approximately 30% of participants with T2DM had established CVD in
the CAPTURE Türkiye population, comparable to the global pooled prevalence. CHD was the major contributor and encompassed approximately 75%
of the CVD cases. The use of glucose-lowering medication with CV benefits
was low compared to the global pooled population, which may be due to the
lack of reimbursement of these medications in Türkiye.