Bireysel Başvurunun Süre Aşımı Nedeniyle Kabul Edilmez Olduğuna İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararları Üzerine Bir Not


Çelikyay H. S.

XXIV. IBANESS Congress Series on Economics, Business and Management – Ohrid / Republic of North Macedonia , Ohrid, Makedonya, 11 - 12 Ekim 2025, ss.171-178, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ohrid
  • Basıldığı Ülke: Makedonya
  • Sayfa Sayıları: ss.171-178
  • Trakya Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148/3. maddesi kişilere Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınmış, bireysel başvuru hakkının usul ve esasları da 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ile düzenlemiştir. Söz konusu 6216 sayılı Kanunun 48. maddesine göre bireysel başvuruların Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi öncelikle kabul edilebilirlik şartları çerçevesinde yapılmakta, kabul edilebilirlik şartlarını taşıyan başvuruların esası hakkında karar verilerek, somut olayda başvurucunun hakkının ihlal edilip edilmediği sonucuna varılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kabul edilebilirlik incelemesi aşamasında bireysel başvuruları 6216 sayılı Kanunun 47/5. maddesinde yer alan “Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir” hükmü açısından da değerlendirmekte ve bu süre içinde yapılmayan başvuruların “süre aşımı nedeniyle” kabul edilmez olduğuna karar vermektedir. Uygulamada Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruya konu olan nihai yargı kararının tebliğden önce öğrenilmesi, kararın başvurucunun vekiline tebliğ edilmesi, başvurucunun nihai kararı vekiline yapılan tebliğden önce öğrenmesi, adli tatilde başvuru süresinin işlemesi, ceza davasında nihai kararın yer aldığı dosyadan fotokopi alınması, ceza davalarında kararın erişilebilir olmasından itibaren sürenin işletilmesi, sürenin her hangi bir şekilde öğrenmeden itibaren başlatılması, temyiz kanun yolunun etkili bir başvuru yolu olarak görülmeyip bu kanun yoluna başvurulmadığında sürenin başlangıç tarihinin belirlenmesi, elektronik tebligatın açıldığı tarihten itibaren başvuru süresinin başlaması ve UYAP evrak işlem kütüğünden kararın UYAP’tan açılarak okunduğunun tespiti halinde bu tarihten itibaren başvuru süresinin başlatılmasına dair birçok kararında genel olarak başvurucular aleyhine yorumda bulunarak başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilmez olduğuna ilişkin tartışmaya açık kararlar vermektedir. Ancak, Anayasa Mahkemesinin bu yaklaşımı bireysel başvuru hakkının kullanılmasını ciddi anlamda güçleştirmekte ve neticede adil olamayan sonuçların doğmasına neden olmaktadır.