ÇEVİRİBİLİMDE İKİLİ KARŞITLIKLARI YENİDEN DEĞERLENDİRMEK: ÇEVİRMENİN “GÖRÜNÜRLÜĞÜ”/“GÖRÜNMEZLİĞİ” ve “YERLİLEŞTİRME”/“YABANCILAŞTIRMA”


İLMEK S. T.

Tarih Okulu Dergisi, cilt.12, sa.38, ss.94-121, 2019 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Derleme
  • Cilt numarası: 12 Sayı: 38
  • Basım Tarihi: 2019
  • Doi Numarası: 10.14225/joh1505
  • Dergi Adı: Tarih Okulu Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.94-121
  • Trakya Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmanın amacı, İngiliz yazar Julian Barnes’ın Flaubert’s Parrot (1984) adlıeserlerinin Türkçe çevirileri aracılığıyla çeviribilim kuramcısı Lawrence Venuti’nin önesürdüğü çevirmenin “görünürlüğü”/“görünmezliği” kavramları ve“yerlileştirme”/“yabancılaştırma” çeviri stratejileri arasındaki ilişkiyi yeniden elealmaktır. Çalışmanın araştırma nesnesini oluşturan Flaubert’in Papağanı adlı eser, ilkkez 1989 yılında Can Yayınları’ndan basılarak çevirmen Şavkar Altınel tarafındanTürkçeye kazandırılmıştır. Ardından 2001 yılında çevirmen Serdar Rıfat Kırkoğlu’nunçevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından yeniden yayımlanmıştır. Kuramsal çerçevedeVenuti’nin The Translator’s Invisibility: A History of Translation (1995) adlı kitabındabahsettiği ve ikili karşıtlıklar olarak sunduğu çevirmenin “görünürlüğü/“görünmezliği”kavramından hareketle, kuramcının bu kavramlarla ilişkili olarak gördüğü“yerlileştirme”/“yabancılaştırma” çeviri stratejileri üzerinde durulmaktadır. Hemçevirmen Altınel hem de Kırkoğlu söz konusu eserin çevirisinde, yoğun bir şekildeçevirmen notu kullanmışlardır. Ancak iki çevirmenin kullandıkları çevirmen notlarıçeşitlilik göstermektedir. Bu nedenle çalışmada, çeviri stratejilerinin kullanımınıbelirleyebilmek amacıyla öncelikle metin dışı unsur olarak adlandırabileceğimizçevirmen notları “dile”, “metinlerarası özelliklere” ve “sosyokültürel arka plana” ilişkinçevirmen notları olarak gruplandırılarak incelenmektedir. Ardından kaynak metin ile erekmetinlerin karşılaştırmasına dayanan metin içi incelemelerden yararlanılmaktadır. Erekodaklı bir okuma üzerine temellenen bu çalışma kapsamında, Julian Barnes ve Türkçeye iki kez çevrilen eseri Flaubert’in Papağanı’nın yanı sıra, çevirmenler hakkında da kısacabilgi verilmektedir. Çalışmanın çeviribilimde ikili karşıtlık olarak yer alan söz konusukavramların ayrımının yeniden düşünülmesini ve farklı bir bakış açısı geliştirilmesinisağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca, bu konuda yapılacak kuramsal tartışmalara katkısağlayacağı umulmaktadır.
The purpose of this study is to reconsider the relation between the notions of translator’s “visibility”/”invisibility” and “domestication”/“foreignization” put forward by translation studies theorist Lawrence Venuti via Turkish translations of the work called Flaubert’s Parrot (1989) written by English author Julian Barnes. It was first translated into Turkish as Flaubert’in Papağanı (1989) by the translator Şavkar Altınel and published by Can Publishing House. Then it was retranslated by translator Serdar Rıfat Kırkoğlu (2001) and published by Ayrıntı Publishing House. In the theoretical framework of the study, translator’s “visibility”/”invisibility” and related translation strategies “domestication” /“foreignization”, presented as binary oppositions in Venuti’s book The Translator’s Invisibility: A History of Translation (1995), were dealt with. Both translators used a large number of translator notes, yet they became varied. Thus, translator notes, which can be seen as paratextual elements, were examined with a classification as translator notes related to “language”, “intertextual features” and “sociocultural background” in order to identify the use of translation strategies. Thereafter, a textual analysis based on a comparison of the source text and the target texts was applied. Within the scope of this study aspiring to a target oriented reading, some information about translators as well as Julian Barnes and his work Flaubert’s Parrot was provided. It is thought that the present study will help reconsider the division between the relevant concepts of translation studies and develop a different perspective. Moreover, it was hoped that the study will contribute to further theoretical discussions.