Hem feminist hareketlerinin ortaya çıkışı hem de kadın çalışmalarının gelişiminde aktifbir mücadelenin parçası olan feminist söylemin kurucusu feminist kadın yazarların eserlerininve düşüncelerinin Türk yazınında yer bulmasında ve Türk okurlarca tanınmasında, kadınçevirmenlerin oluşturdukları çeviri grupları ve kolektif çevirileri çalışmaları çok önemli bir roloynamıştır. Kadın çeviri grupları ve çeviri çalışmaları feminizmin Türkiye’de yayılmasınaöncülük etmekle kalmamış, feminist söylemin çevirisine yönelik bir tartışma zemininoluşmasına ve çeviri çalışmaların giderek artmasında da kapıları aralamışlardır. Bu çalışmada,kadın çevirmenlerin oluşturdukları çeviri grupları ve kolektif çeviri çalışmaları aracılığıylafeminist söylemin önde gelen feminist kadın yazarları ve eserleri konusunda erek okurubilinçlendirme yönündeki adımları mercek altına alınmaktadır. Bu doğrultuda, kadın çevirmengrupları tarafından Türkçeye çevrilen ve çevirmenlerin ön sözünü içeren erek metinlerden birbütünce oluşturulmuştur. Bir yan metin olan ön sözler1, çeviri sürecine ilişkin çeşitli bilgilersunmaları açısından çeviribilimde betimleyici çalışmalar için çok zengin bir araştırma alanıoluşturmaktadırlar. Çalışmanın kuramsal çerçevesinde çeviribilimci Hans Vermeer’in “skoposkuramı” temel alınmakta ve öne sürmüş olduğu “skopos”, “iş”, “işveren”, “uzman” gibikavramlardan yararlanılarak ön sözler incelenmektedir. Böylece kadın çeviri gruplarınınkolektif çalışmaları aracılığıyla hem feminist çeviri çalışmalarına ilişkin süreçlerin farklıboyutlarına ışık tutulacağı ve farkındalık yaratılacağı hem de kadın çevirmenlerininüstlendikleri rolün görünürlüğüne katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
Translation groups of women translators and their collaborative translation works have a significant role in finding a place in Turkish literature as well as in gaining recognition by Turkish reader for the works and views of feminist women writers that were the founders of a feminist discourse as a part of active struggle both in the emerge of the women’s movement and the development of women’s studies. They not only pioneered the spread of feminism in Turkey but also opened the way for providing a discussion basis towards the translation of feminist discourse and gradually increasing translations. In this study, the steps that are taken in order to raise awareness in the target readers with regard to the prominent feminist women writers and their works through women translators’ groups and their collaborative works will be scrutinized. In this direction, a corpus was formed from the texts translated into Turkish by women translator groups and included translators’ prefaces. Prefaces as paratexts are a rich research area in translation studies as they provide detailed information regarding translation process. In the theoretical framework of this study, “skopos theory” put forward by translation studies scholar Hans Vermeer is used as base and prefaces are examined benefiting from the concepts of the theory such as “skopos”, “commission”, “commissioner” and “expert”. Thus, it is thought that this study will shed light on different dimensions of feminist translation works and raise awareness through women translators’ groups’ collaborative translation works and also contribute to the visibility of the role that women translators take