35. Ulusal Nükleer Tıp Kongresi-UNTK 2023, Antalya, Türkiye, 26 - 30 Nisan 2023, cilt.9, ss.24-25, (Tam Metin Bildiri)
Amaç: Prostat spesfik membran antijeni (PSMA) pozitron emisyon tomografi/ bilgisayarlı tomografideki (PET/BT) prostat kanserinde son yıllarda kullanıma giren moleküler görüntüleme yöntemidir. Güncel olarak günümüzde yüksek riskli hastalarda evreleme, yeniden evreleme ve tedavi yanıt belirlenmesinde rutin olarak kullanılmaktadır. PSMA PET/BT görüntülemesinde prostat yatağındaki tutulumun ve paterninin, prostat kanseri tanısında yardımcı olabileceği düşünülmüş ve bu amaçla Primary skoru geliştirilmiştir. PIRADS benzeri bir skorlama ile PSMA PET/BT’nin klinik olarak anlamlı prostat kanserini öngörmede manyetik rezonans görüntülemeye ek katkısı kanıtlanmıştır. Biz bu çalışmada prostat kanseri tanısı alan hastaların primer tümör özelliklerinin ve Primary skorunun histopatolojik bulguları ve hastalık prognozu ile ilişkisini incelemeyi amaçladık. Yöntem: Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Araştırma ve Uygulama Merkezi Nükleer Tıp Polikliniği’ne 2017-2022 yılları arasında prostat kanseri tanısı alan olgulardan evreleme amacıyla PSMA PET görüntülenmesi için başvuran ve verilerine ulaşılabilen 72 olgu retrospektif olarak incelendi. Tüm olguların klinik verilerine ulaşılarak PSMA PET öncesi tedavi almadıkları doğrulandı. Bulgular: Ortalama yaşları 71,9±0,7 ve ortalama tanı PSA’ları 35,1±7,75 olan 72 olgunun 21’inde patolojik inceleme sonucunda ISUP 1 tümör saptanırken, 51’inde klinik anlamlı (ISUP ≥2) tümör saptandı. Çalışmamızın sonuçlarına göre PSMA PET/BT’den elde edilen Primary skoru; %66,7 sensitivite, %38,1 spesifite, %72,3 pozitif prediktif değer ve %32 negatif prediktif değer ile klinik anlamlı prostat kanserini saptadı. Hastalar ortalama 39,5 ay (7-73 ay arası) takip edildi. Bu hastaların 14’ünde takipte radyolojik progresyon ya da PSA progresyonu saptandı. Primer lezyona ait SUVmaks , SUVmean değerleri progresyonu öngörmede yetersiz kalırken (p=0,182; p=0,272) MTV değerlerinde progresyonu öngörmede anlamlı fark saptandı (p=0,005). Patoloji sonuçlarına bakıldığında; olguların % 23,5’inde vasküler invazyon, %22,58’inde perinöral invazyon, %17,4’ünde prostatik intraepitelyal neoplazi ve %16,6’sında periprostatik yayılım izlendi. Progresyon saptanan grupta periprostatik yayılımın ve perinöral invazyonun progresyon saptanmayan gruba göre daha sık olduğu saptandı. Primary Skoru ile diğer parametreler arasında anlamlı ilişki bulunmazken, perinöral invazyon arasında istatistiksel olarak pozitif yönde korelasyon saptandı (p=0,038). Primary skorlarının klinik ile ilişkisi incelendiğinde Primary skoru arttıkça pelvik lenf nodu pozitifliği anlamlı olarak artmaktayken, uzak metastaz ile arasında anlamlı ilişki bulunamadı (p=0,033; p=0,223). Sonuç: Çalışmamızda evreleme amacıyla PSMA PET/BT ile değerlendirilen olgularda primer patolojiye ait metabolik parametreler hem klinik hem de patolojik veriler ile korelasyon göstermektedir. Primary skoru progresyon ve klinik ile ilişkili bulunmuş olup bu konuda prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Primer prostat lezyonuna ait metabolik parametrelerin, olguların takip ve tedavisinde faydalı olabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: PSMA PET/BT, prostat kanseri, Primary skoru