Tanacetum albipannosum Bitkisinden Hassasiyet Giderici Ajanlarin Geliştirilmesi ve Dentin Tübülleri Üzerine Etkilerinin in Vitro İncelenmesi


Yılmaz A., Büyükgöze Dindar M., Tekin M., Tekbaş Atay M.

35. Ulusal Kimya Kongresi, Diyarbakır, Türkiye, 9 - 12 Eylül 2024, ss.575, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Diyarbakır
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.575
  • Trakya Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Dentin hassasiyeti bireyin yaşam kalitesi üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Dentin aşırı duyarlılığı tipik olarak termal, mekanik, ozmotik veya kimyasal uyaranlara yanıt olarak açıkta kalan dentinden kaynaklanan kısa ve keskin ağrı olarak tanımlanmıştır. Dentin hassasiyetinin tedavisinde kullanılan materyaller çoğunlukla sentetik olup, günümüzde bu soruna doğal ve bitkisel çözümler aranmaktadır ancak bitkilerin dentin hassasiyetinin tedavisi üzerine etkileri hakkında kısıtlı sayıda literatür mevcuttur. Literatüre göre; flavonoid ve fenolik bileşikler içeren bitkilerin güçlü antioksidan, antimikrobiyal ve daha birçok aktivite gösterdikleri bilinmektedir [1]. Bu nedenle, hazırlayacağımız ürüne hammadde olacak doğal kaynağı seçerken bu özellikleri taşıma potansiyeli olma ihtimali güçlü olan bitkiler araştırıldı. Ülkemize has bir çalışma olmasını sağlamak adına da ülkemize endemik bir bitki seçildi. Hakkında hiç çalışma olmayan bitkinin bu potansiyel etkileri, ait oldukları cins ve familyadaki diğer bitkilerin kimyasal muhtevası ve biyolojik etkileri incelenerek belirlendi ve özellikle antimikrobiyal aktivitesi yüksek türler bakımından zengin cinsler araştırıldı. Tüm bu kriterler göz önünde bulundurularak, Sivas ili sınırlarında yetişen Asteraceae familyası bitkilerinden; Tanacetum albipannosum türü toplandı ve çalışıldı. Bitkiden maserasyon yöntemiyle etil alkol ekstresi hazırlandı. Elde edilen ekstrenin flavonoid/ fenolik kimyasal içeriği LC-MS/MS tekniği kullanılarak aydınlatıldı. Elde edilen hammaddeden üç farklı konsantrasyonda (250, 500, 1000 mg’lık) jel formülasyonları hazırlandı ve bu jel formülasyonlarının dentin tübüller üzerindeki etkileri SEM ve EDX analizleri ile aydınlatıldı. Referans grubu ile karşılaştırıldığında, en iyi sonucu orta konsantrasyon olan 500 mg hammadde içeren jel formülasyonunun verdiği gözlendi. Bu çalışma doğal ürünlerden faydalanarak diş hekimliğine yönelik hazırlanan ürünlerin ümit vaat edici olduğunu göstermiştir.