36. Ulusal Nükleer Tıp Kongresi-UNTK 2024, Lefkoşa, Kıbrıs (Kktc), 8 - 12 Mayıs 2024, cilt.10, ss.114-116, (Tam Metin Bildiri)
Amaç: 68Ga-PSMA PET/BT (P-PET) prostat kanserli (PK) olgularda başlıca rekürren-persisten hastalık saptama, yeni tanı yüksek riskli PK evrelemesi ve PSMA bazlı teranostik uygulamalar olmak üzere kullanımı gittikçe yaygınlaşan bir modalitedir. Çeşitli kılavuzlarda yüksek riskli hastaların başlangıç evrelemesinde kullanımı önerilirken rutin klinik işleyişte düşük-orta risk hasta grubunda da kullanımı yaygınlaşmaktadır. P-PET’in PK’nin ilk evrelemedeki rolü ve bunun laboratuvar düzeyleriyle ilişkisini değerlendirmek için küçük örnek boyutları ve farklı sonuçları olan az sayıda çalışma vardır. Çalışmamızda ilk evreleme için P-PET yapılan hastalarda risk grupları, laboratuvar sonuçları ve PET verilerinin birbirleriyle ilişkisini saptamaya amaçladık. Yöntem: 2021-2023 yılları arasında ilk evreleme için P-PET çekilen ve kayıtlarına ulaşılabilen 86 hastanın görüntüleri değerlendirildi. Hastalar Gleason skoru risk grupları (GSR), ISUP ve PRIMARY skorlarına (PM) göre sınıflandı. Laboratuvar, patoloji, P-PET parametreleri ve PSMA pozitif lezyon dağılımları değerlendirildi. Bulgular: İstatistiksel olarak GSR ve ISUP skoruyla prostata sınırlı hastalık arasında negatif, lenf nodu (LN) ve kemik metastazı (KM met) arasında pozitif korelasyon bulundu (p<0,001). GSR yüksek-orta risk grupları ortalama MTV’leri birbirinden farklıydı (p=0,038). PM, GSR grubunda yüksek-düşük risk (p=0,007) ve yüksek-orta risk (p=0,011) gruplarını ayırt ediyordu (Tablo 1). ISUP grubunda ise ISUP5-ISUP1 (p=0,007) ve ISUP5ISUP2 (p<0,001) gruplarının PM’leri farklıydı (Tablo 2). PM, standart tutulum değeri (SUV) ile pozitif yönde koreleydi (p<0,001). LN ve KM met pozitif grupların PM değerleri negatif gruba göre anlamlı yüksekti (p<0,001) ve p=0,019). PSA, MTV değeri ile pozitif yönde koreleydi (p<0,001). KM met olan grubun ortalama PSA değeri negatif gruba göre yüksekti (p<0.001). Diğer metastaz odakları açısından ayırt edici değildi. KM met pozitif grubun ortalama alkalen fosfataz (ALP) değerleri negatif gruba göre anlamlı yüksekti (p=0,002). Biyopsideki pozitif kadran yüzdesiyle SUV ve MTV açısından pozitif korelasyon bulundu (p=0,044 ve p=0,009). LN ve KM met pozitif grupların biyopsideki pozitif kadran biyopsi değerleri negatif gruba göre anlamlı yüksekti (p=0,018 ve p=0,004) Sonuç: SUV, ISUP ve GSR’ye göre yüksek riskli grubu düşük ve orta gruplardan ayırt ederken (Şekil 1 ve Şekil 2) MTV ise sadece GSR ortayüksek risk gruplarını ayırt edebilmektedir (Şekil 3). Biz bu durumun düşük risk grubunda SUV da düşük olduğundan, tümör/tümör dışı çevre doku ayrımının zor olması ve bu nedenle MTV ölçülürken komşu yumuşak dokunun hesaplamaya girmesinden kaynaklı hatalı ölçüme bağlı olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bu grupta SUV değeri kullanışlıyken MTV değerinin kullanılabilirliği tartışmalıdır. Biz, MTV hesabında kullanılan %42 eşik değerinin P-PET için yüksek olduğunu ve daha düşük bir eşik değerle kullanıldığında klinik işleyişte değerli bir parametre olabileceğini düşünüyoruz. Çalışmamızda hem SUV hem de MTV’nin düşük risk grubunu orta riskten ayıramamakta olduğunu gözlemledik. GSR ve ISUP risk sınıflandırmaları ve PM skorlarının metastatik lezyon varlığını öngörmede güçlü belirteçler olduğunu saptadık. Ayrıca, hasta grubumuzda PSA’nın, biyopside pozitif kadran yüzdesinin ve ISUP’un metastaz odaklarını öngörmede kullanışlı olduğunu gördük. Anahtar Kelimeler: Prostat kanseri, prostat spesifik membran antijeni, metabolik tümör volümü, standardize uptake değeri