Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği, 2025 42. Ulusal Çocuk Cerrahisi Kongresi, Girne, Kıbrıs (Kktc), 2 - 05 Ekim 2025, ss.57, (Özet Bildiri)
AMAÇ
Bu çalışmada, çocukluk çağında over patolojileri nedeniyle laparoskopik organ koruyucu cerrahi yapılan hastaların klinik, radyolojik ve patolojik özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmış ve overin korunabilirliği ile ilgili etmenleri irdelemek hedeflenmiştir.
YÖNTEM
Ocak 2015 – 2025 döneminde kliniğimizde over patolojileri nedeniyle laparoskopik girişim yapılan hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. 0-18 yaş aralığında, over kisti, teratom ve over torsiyonu nedeniyle ameliyat edilen hastalar çalışmaya dahil edildi. Ooferektomi yapılan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Yaş, tanıda kullanılan görüntüleme yöntemleri, torsiyon varlığı, kist boyutları, patoloji sonuçları ve postoperatif over boyutları analiz edildi. Verilerin değerlendirilmesinde öncelikle tanımlayıcı istatistiksel yöntemler kullanıldı ve torsiyon varlığı ile kist boyutlarının ilişkisinin analizi için Mann–Whitney U testi yapıldı.
BULGULAR
Laparoskopik over cerrahisi yapılan 54 hastanın verilerine ulaşıldı, kriterleri karşılayan 51 hasta çalışmaya alındı. Ortanca yaş 14 (min: 4 ay, maks: 17 yıl) yıldı. Tanıda en sık tercih edilen görüntüleme yöntemleri USG (n=19), USG+MR (n=19) ve USG+BT (n=5) idi. Kist boyutları ortalama 75.6±31.3 (SD) mm’ydi. 23 hastada over torsiyona kistik lezyonun eşlik ettiği saptandı. Over torsiyonu gelişen hastalar ile gelişmeyen hastalar arasında kist çapları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.776). En sık saptanan patolojik tanılar; seröz kistadenom (n=11), matür kistik teratom (n=7) ve seröz kistadenofibromdu (n=7). Ortalama takip süresi 9.8±9.1 (SD) ay olarak hesaplandı. Postoperatif over boyutu ortalama 36.1±10.5 (SD) mm’ydi, ovarian atrofiye rastlanmadı.
SONUÇ
Ameliyat öncesi görüntüleme yöntemleriyle yapılan ayrıntılı değerlendirmenin, uygun cerrahi planlamayı mümkün kıldığı ve over dokusunun korunma olasılığını arttırdığı düşüncesindeyiz. Çalışmamızda çocuklarda görülen over patolojilerinin çoğunlukla benign karakterde olduğunu gözlemledik. Elde edilen bulgular, malignite şüphesi olmayan çocuklarda torsiyone overlerde bile organ koruyucu yaklaşımın öncelikli tedavi seçeneği olması gerektiği fikrini desteklemektedir. Bu yaklaşım, düşük komplikasyon ve rekürrens riskiyle, over fonksiyonları ve fertilitenin korunması olasılığını artırmaktadır.