21. Ulusal Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Kongresi, Antalya, Türkiye, 26 - 29 Kasım 2025, ss.185, (Tam Metin Bildiri)
Çocuk Yoğun Bakımda
Midgut Volvulus Olgusu
Amaç
Midgut
volvulus, çocukluk çağında yaşamı tehdit eden nadir cerrahi acillerden biridir.
Tanı ve tedavide gecikme ağır komplikasyonlara yol açabilmektedir. Bu
bildiride, yoğun bakım sürecinde çoklu komplikasyonlarla seyreden bir midgut
volvulus olgusu sunulmaktadır.
Olgu Sunumu
Prematüre
doğum öyküsü bulunan ve ikiz eşi olan 11 aylık erkek hastanın, bir gündür devam
eden kusma şikâyetiyle dış merkeze başvurduğu, metabolik asidoz ve hiperglisemi
nedeniyle ketoasidoz düşünüldüğü; ancak görüntülemelerde batın içinde serbest sıvı
ve ileus bulgularının izlenmesi üzerine ileri değerlendirme amacıyla
merkezimize yönlendirildiği öğrenildi.
Çocuk
cerrahisi tarafından acil laparotomi yapıldı ve midgut volvulus tanısı
doğrulandı. Volvulus çözüldü ve ikinci bakı cerrahisi yapılmasına karar
verildi. İki gün sonra gerçekleştirilen ikinci bakıda, demarkasyon hattı oluşan
yaklaşık 350 cm’lik alan rezeksiyonla çıkarıldı ve anastomoz uygulandı.
Postoperatif
yoğun bakım sürecinde hasta uzun süre mekanik ventilasyon desteğinde izlendi.
Hemodinamik instabilite nedeniyle dopamin, dobutamin ve noradrenalin
infüzyonları yüksek dozlarda kullanıldı. Klinik seyri boyunca tekrarlayan
metabolik asidoz, hipokalemi, hipokalsemi ve hipoalbuminemi izlendi; replasman
tedavileri verildi. Sepsis düşünülerek tedavi bu doğrultuda düzenlendi ve
sefazolin, metronidazol, vankomisin ve meropenem protokolü uygulandı. İzlem
sırasında alt ekstremitede tekrarlayan tromboembolik komplikasyonlar gelişti ve
bu nedenle kalp-damar cerrahisi tarafından birden fazla kez embolektomi
uygulandı. Bu dönemde hastada dissemine intravasküler koagülasyon (DIC) tablosu
geliştiği düşünüldü. Tüm yoğun bakım girişimlerine rağmen hastada çoklu organ
yetmezliği gelişti ve kaybedildi.
Sonuç
Midgut
volvulus, hızlı tanı ve cerrahi tedavi gerektiren bir acildir. Bu olguda
metabolik asidoz ve hiperglisemi nedeniyle ketoasidoz ön tanısının düşünülmesi
tanıda gecikmeye yol açmıştır. Cerrahi süreçte bağırsak bütünlüğünü mümkün
olduğunca korumak amacıyla ikinci bakı yaklaşımı tercih edilmiş, ancak sonraki
değerlendirmede rezeksiyon gerekmiştir. Sepsis tablosunun ortaya çıkması,
tekrarlayan tromboembolik olaylar ve DIC gelişimi kötü prognoza katkıda
bulunmuştur. Midgut volvulus olgularında erken tanı, bağırsak koruyucu cerrahi
stratejiler ve multidisipliner yoğun bakım yönetimi prognoz açısından kritik
öneme sahiptir.