TÜRKİYE’NİN 2000’Lİ YILLARDA KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ (KİK) ÜLKELERİ İLE EKONOMİK VE SİYASİ İLİŞKİLERİ


Kaya M., KAYA E.

Manas Journal of Social Studies, cilt.8, sa.1, ss.505-520, 2019 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 8 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: Manas Journal of Social Studies
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.505-520
  • Trakya Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

1990’lı yıllarda geleneksel olarak sürdürdüğü Ortadoğu olaylarına karışmama politikasını terk etmeye başlayan Türkiye, bu dönemde Suriye ve Irak gibi ülkelerden kaynaklanan güvenlik endişesi nedeniyle İsrail ile stratejik ortaklığa gitmiştir. Bu nedenle ancak 1990’lı yılların sonunda daha dengeli bir Ortadoğu politikası izleyebilen Türkiye, bölgede hareket alanını sınırlayan sorunların çoğunun ortadan kalkması ve AKP iktidarlarının Ortadoğu ile yakınlaşma çabaları neticesinde 2000’li yıllarda bölge ülkeleriyle daha iyi ilişkiler kurma imkânına sahip olmuştur. Bu bağlamda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkeler, sahip oldukları nüfus ve askeri kapasiteleri bakımından dikkat çekmeseler de ekonomik potansiyelleriyle Ortadoğu’da önemli bir konumda bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’nin 1981 yılında kurulan KİK ve üyeleriyle ilişkilerini siyasal, askeri ve ekonomik açıdan analiz etmektir. Türkiye’nin KİK ile doğrudan kurumsal ilişkilerinin dikkate değer bir düzeye ulaşmamış olması dolayısıyla daha çok üye ülkelerle ikili ilişkilerine odaklanılacaktır. Özellikle Türkiye’nin 2000’li yıllarda değişen Ortadoğu politikası göz önüne alındığında bu durumun KİK ülkeleriyle ilişkilere nasıl yansıdığı tartışılacaktır. Çalışmada Türkiye’nin söz konusu dönemde KİK ülkeleriyle ilişkilerini önemli ölçüde geliştirdiği ve bu çerçevede özellikle ekonomik ilişkilerin itici güç haline geldiği vurgulanmaktadır.
Turkey who began to abandon its traditional policy of non-interference in the Middle East affairs in the 1990s formed strategic partnership with Israel during this period due to the security concerns arising from countries such as Syria and Iraq. Thus, Turkey could follow a more stable Middle East policy at the end of the 1990s and it had the opportunity to establish better relations with the countries of the region as a result of the efforts of the AKP government as well as the elimination of most of the restricting problems in the 2000s. In this context, the Gulf Cooperation Council (GCC) members have an important position in the Middle East with their economic potential, although they do not attract attention in terms of their population and military capacities. The aim of this study is to analyze Turkey’s relations with the GCC, which was established in 1981, and with its members in political, military and economic terms. Turkey’s bilateral relations with the member countries will be focused mainly since its direct institutional relations with the GCC have not reached a remarkable level yet. Particularly, how Turkey’s changing Middle East policy in the 2000s is reflected in its relations with the GCC states will be discussed. In this study, it is emphasized that Turkey has considerably developed its relations with the GCC countries and in this framework, particularly the economic relations became the driving force.