5. INTERNATIONAL ANKARA SCIENTIFIC RESEARCH AND INNOVATION CONGRESS, Ankara, Türkiye, 7 - 08 Mart 2026, (Özet Bildiri)
ÖZET Amaç: Üç tekerlekli elektrikli motosikletlerin (3T-EM) kullanımı, özellikle kırsal bölgelerde ve yazlık yerleşim alanlarında yaşayan ileri yaş bireyler arasında Türkiye’de giderek artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, 3T-EM ile ilişkili kazalara bağlı ortopedik yaralanma paternlerini, tedavi gereksinimlerini ve klinik sonuçları tanımlamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif çalışmaya, Ocak 2023 ile Aralık 2025 tarihleri arasında 3T-EM ile ilişkili kazalar sonrası acil servise başvuran 33 hasta dahil edildi. Yaş açısından herhangi bir kısıtlama uygulanmadı ve hiçbir hasta çalışma dışı bırakılmadı. Yayalara ait yaralanmalar ile 3T-EM dışındaki araçların karıştığı kazalar dışlandı. Hastalar, kaza anındaki konumlarına göre sürücü ve arka koltuk yolcusu olarak sınıflandırıldı. Ortopedik yaralanmalar anatomik lokalizasyona göre analiz edildi; tedavi yöntemleri ise cerrahi ve konservatif olarak kategorize edildi. Veriler tanımlayıcı istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edildi.
Bulgular: Toplam 33 hastanın 11’i (%33,3) erkek, 22’si (%66,7) kadındı. Hastaların yaş ortalaması 65,7 ± 5,1 yıl olup yaş aralığı 60–80 yıl idi. Yirmi bir hasta (%63,6) sürücü, 12 hasta (%36,4) ise arka koltuk yolcusuydu. Tüm hastalarda (%100) ortopedik yaralanma mevcuttu. Üst ekstremite yaralanmaları 28 hastada (%84,8), alt ekstremite yaralanmaları ise 5 hastada (%15,2) saptandı. En sık görülen kırık distal radius kırığı (n = 10, %30,3) olup, bunu klavikula kırıkları (n = 5, %15,2) ve proksimal humerus kırıkları (n = 4, %12,1) izledi. On beş hastada (%45,5) cerrahi tedavi uygulanırken, 18 hasta (%54,5) konservatif yöntemlerle tedavi edildi. Hiçbir hastada yoğun bakım ünitesi gereksinimi olmadı ve mortalite gözlenmedi. Sonuç: Üç tekerlekli elektrikli motosikletler toplumda daha güvenli bir ulaşım aracı olarak algılanmasına rağmen, bu araçlara bağlı kazalar hem sürücülerde hem de yolcularda ciddi ortopedik yaralanmalara yol açabilmektedir. Özellikle distal radius kırıkları başta olmak üzere üst ekstremite yaralanmaları ön plandadır. Bu bulgular, 3T-EM kullanımının özellikle ileri yaş bireyler arasında önemli bir travma riski oluşturduğunu göstermekte; araca özgü koruyucu stratejiler, hedeflenmiş eğitim programları ve uygun düzenleyici önlemlerin gerekliliğini vurgulamaktadır.