Ekonomik büyüme, ülke ekonomilerinin belirli bir dönemde sağladığı mal ile hizmet üretimindeki miktar artışı olarak tanımlanmaktadır. Ekonomik büyümenin ölçümü ile nedenlerinin tespitine yönelik literatürde birbirinden farklı çok fazla çalışma bulunmaktadır. Gelişmişliğin bilinmezlerinin tespitine yönelik araştırmaların sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Ekonomi politikalarının şekillendirilmesinde ve makro planların yapılmasında, ayrıca sermaye akışlarının yönlendirilmesinde, ülkelerin gösterdiği ekonomik büyüme performanslarının analizi, yatırımcılar açısından da ilgi uyandırmaktadır. Büyümenin oluşumunda yapılan araştırmalara katkı sağlamak amacıyla, fiziki sermayenin gelişimine etkileri bakımından, beşeri sermayenin analizi de dikkat çekici bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çalışma kapsamında ekonomik büyümenin kaynaklarından biri olarak görülen beşeri sermayenin etkileri, Türkiye Ekonomisi özelinde ve 1988-2019 yılları arasında edinilen verilerle değerlendirilmiştir. İki kavram arasındaki ilişki, ARDL Eş Bütünleşme ve Granger Nedensellik testleri kapsamında incelenmiştir. Araştırma süreci neticesinde edinilen sonuçların, literatürdeki bulgularla ilgili tespit edilen ortak yönleri de ayrıca vurgulanmıştır. Bu bağlamda, beşeri sermaye yoğunlaşmasının, fiziki sermaye oluşumunu pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Bununla birliktebürüt sermaye oluşumuyla, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) arasında da çift yönlü bir nedensellik olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, beşeri sermayeden, bürüt sermaye ile GSYH’ya doğru olan ve tek yönlü bir nedensellik bulgusuna ulaşılmıştır.
Economic growth is defined as the increase in the production of goods and services provided by the national economies in a certain
period. There are numerous different studies in the literature on the measurement of economic growth and determination of its
sources. The amount of studies aimed at examining the unknowns of improvement rises steadily. The analysis of growth
performances in shaping countries' economic policies and making macro plans plus directing capital flows draws the attention of
investors. In order to contribute to research in the formation of growth, the analysis of human capital in terms of its physical
capital improvement emerges as a remarkable issue.
In this research, the effects of human capital, which is seen as one of the sources of economic growth, have been evaluated with
the data obtained from the Turkish Economic Indicators between the years 1988-2019. The relationship between the two
concepts has been examined within the scope of ARDL Cointegration and Granger Causality tests. The common aspects of the
results obtained on account of the research process regarding the findings in the literature were also emphasized. In this context,
it has been observed that human capital concentration positively affects physical capital formation. Nevertheless, it has been
determined that there is a bidirectional causality between gross capital formation and Gross Domestic Product (GDP). Besides, a
one-sided causality relation has been detected from human capital to gross capital and GDP as a result of the study.