TEKRARLAYAN VAJİNAL KANAMA VE KENDİ KENDİNE YARALAMA İLE BAŞVURAN YAPAY BOZUKLUK: BİR OLGU SUNUMU
PSYCHIATRIC ASSOCIATION OF TÜRKİYE ANNUAL MEETING AND 4TH INTERNATIONAL 28TH NATIONAL CLINICAL EDUCATION SYMPOSIUM, Antalya, Türkiye, 19 - 22 Nisan 2026, ss.200, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Doi Numarası: 10.5080/61upk.ozt503
- Basıldığı Şehir: Antalya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.200
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Trakya Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
YAPAY BOZUKLUK
Yapay bozukluk, dışsal bir kazanç veya teşvik olmaksızın fiziksel belirtilerin kasıtlı olarak oluşturulması ile karakterize psikiyatrik bir durumdur. Tanı koymak güçtür ve sıklıkla tekrarlayan hastane yatışlarına, gereksiz invaziv girişimlere ve yüksek sağlık hizmeti kullanımına yol açar. Kadın doğum ve jinekoloji alanında, belirlenebilir organik bir neden olmaksızın tekrarlayan vajinal kanama, önemli bir ayırıcı tanı olarak değerlendirilmelidir. Bu olgu sunumunda, tekrarlayan vajinal kanaması olan ve kendine zarar verme davranışı doğrudan gözlenen bir hastanın tanısal süreci sunulmaktadır.
OLGU:
Otuz bir yaşında, iki çocuk annesi ve bilinen psikiyatrik öyküsü olmayan kadın hasta, üç yıl boyunca tekrarlayan vajinal kanama nedeniyle birden fazla sağlık kuruluşuna başvurmuştur. Planlanmamış gebelik nedeniyle kadın doğum kliniğine yatırılan hastada, kanamanın gebelikle ilişkili olmadığı belirlenmiştir. Vajinal muayenelerde farklı zamanlarda farklı bölgelerden kanama olduğu görülmüş ve bu nedenle tekrarlayan cerrahi girişimler uygulanmıştır.
Planlanan taburculuk gününde kanamanın yeniden başlaması ve hemoglobin düzeyinin 6,5 g/dL olması üzerine küretaj uygulanmıştır. İşlem sonrasında hasta sözel uyaranlara yanıt vermemiştir. Nörolojik değerlendirmede herhangi bir organik patoloji saptanmamış ve konversiyon bozukluğu şüphesiyle psikiyatri konsültasyonu istenmiştir. Ruhsal durum muayenesinde yalnızca depresif duygudurum saptanmıştır.
Küretajın altıncı gününde, obstetrik girişimlerle uyumlu olmayan bölgelerde yeni kanama alanları ortaya çıkmıştır. Öykünün derinleştirilmesiyle, hastanın uzun yıllardır vajinal kanama nedeniyle hastaneye başvurduğu ve üç yaşındaki çocuğunu da nedeni açıklanamayan penis kanaması nedeniyle defalarca sağlık kuruluşlarına götürdüğü öğrenilmiştir. Klinik gözlem sırasında hasta, vajinal bölgesini bıçakla yaralarken yakalanmıştır.
Jinekolojik tedavisinin ardından hasta yapay bozukluk tanısıyla psikiyatri servisine devredilmiştir. Paroksetin ve diazepam tedavisi başlanmıştır. Psikiyatri servisindeki ilk üç gün boyunca kanama gözlenmemesine rağmen, daha sonra kendine zarar verme davranışının tekrarlaması sonucunda yeniden kanama meydana gelmiş ve hastaya iki ünite eritrosit süspansiyonu transfüzyonu yapılmıştır.
TARTIŞMA:
Bu olgu, tekrarlayan ve açıklanamayan vajinal kanama ile başvuran ve tekrarlayan invaziv girişimlere maruz kalan hastalarda yapay bozukluğun ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulmasının önemini vurgulamaktadır.
Hastadan yazılı bilgilendirilmiş onam alınmıştır.
Anahtar Kelimeler: Yapay bozukluk, Açıklanamayan vajinal kanama, Kendine zarar verme davranışı, Tekrarlayan hastane başvuruları, Hastane hastane dolaşma (hospital shopping)
Factitious disorder is a psychiatric condition characterized by the intentional production of physical symptoms without external incentives. Diagnosis is challenging, often resulting in repeated hospitalizations, unnecessary invasive procedures, and high healthcare utilization. In obstetrics and gynecology, recurrent vaginal bleeding without an identifiable organic cause represents a critical differential diagnosis. This case report presents the diagnostic process of a patient with recurrent vaginal bleeding and direct observation of self-harming behavior. CASE (The patient consent must be provided and specified with appropriate terms.):A 31-year-old mother of two, with no psychiatric history, presented to multiple facilities over three years for recurrent vaginal bleeding. She was hospitalized in a gynecology department following an unplanned pregnancy; however, the bleeding was determined not to be pregnancy-related. Vaginal examinations revealed various bleeding sites occurring at different times, leading to repeated surgical interventions. On the planned discharge day, bleeding recurred, and curettage was performed due to a hemoglobin level of 6.5g/dL. Post-procedure, the patient failed to respond to verbal stimuli. Neurological evaluation revealed no organic pathology, and a psychiatric consultation was requested for suspected conversion disorder. Mental status examination revealed only a depressed mood. On the sixthday post-curettage, new bleeding areas appeared at sites inconsistent with obstetric interventions. Further history revealed long-standing admissions for vaginal bleeding and repeated presentations of her three-year-old child with unexplained penile bleeding. During clinical observation, the patient was caught injuring her vaginal area with a knife. Following gynecological treatment, she was transferred to the psychiatry ward with a diagnosis of factitious disorder. Paroxetine and diazepam were initiated. Although no bleeding occurred during the first three days of psychiatric hospitalization, subsequent self-injury resulted in renewed bleeding, requiring a transfusion of two units of packed red blood cells. DISCUSSION:This case highlights the importance of considering factitious disorder in patients presenting with recurrent unexplained vaginal bleeding and repeated invasive procedures.Written informed consent was obtained from the patient. Keywords: Factitious disorder, Unexplained vaginal bleeding, Self-injurious behavior, Recurrent hospital admissions, Hospital shopping