BALKANLARDA GÖRÜLEN YEDİGEN PLANLI TÜRBE ŞEMASININ KAYNAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, cilt.0, sa.93, ss.71-110, 2020 (Scopus, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 0 Sayı: 93
- Basım Tarihi: 2020
- Doi Numarası: 10.34189/hbv.93.003
- Dergi Adı: Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, MLA - Modern Language Association Database, Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.71-110
- Trakya Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
İnsanoğlunun tarihi serüveni içerisinde her sayı, özel bir karakter, kendisine has özel bir gizem vemetafizik bir anlam kazanmıştır. Bu bağlamda kişisel ve toplumsal semboller olarak bazı sayılar din,bilim ve sanat öznesi halinde özellikle vurgulanmıştır. En eski zamanlardan beri toplulukları kendineçeken yedi sayısı, bereket, düzen, yenileniş ve gelişim etrafında kurgulanan anlamlarına yenilerinikatarak varlığını devam ettirmiştir. İslam öncesi devirlerden beri yedi sayısının Türklerin kültür veinançlarında özel bir yere sahip olduğu anlaşılmaktadır. İslam gizemciliğinin de etkisiyle perçinlenenbu ayrıcalıklı durum, yedi sayısı etrafında çok sayıda kültün oluşmasına fırsat vermiştir. Yapılanaraştırmalar 16. yüzyıl başlarından 19. yüzyıl ortalarına kadar Balkanlarda yedigen planlı türbelerinşa edildiğini göstermektedir. Günümüze ulaşan yedigen türbelerden Otman Baba, Kıdemli Baba,Akyazılı Sultan, Demir Baba, Ali Baba ve Abdullah Baba türbeleri inşa edildikleri devrin özelliklerini gösteren orijinal yapılardır. Modern malzemeyle, yeniden inşa edilmiş olan Hasan-Hüseyin ve Demirhanlı Gazi Ali Baba türbeleri, sadece Balkanlarda uygulanan ünik bir tasarımın ısrarlı kullanımınıortaya koymaktadır. Bu unsur sadece plan şemasıyla sınırlı kalmamış, yapılardaki mimari öğeler ilebezeme repertuarlarında da vurgulanmıştır. Türk-İslam mimarisinin başka coğrafyalarında karşımızaçıkmayan bu ünik tasarım birçok faktörün bir araya gelmesiyle şekillenmiş olmalıdır.Bu çalışmada, yedi sayısı ekseninde gelişen inanışların anıtsal birer ürünü olan yedigen şemalı türbeuygulamasının kaynaklarını tespit etmek amaçlanmaktadır.
In the historical adventure of mankind, every number has acquired a special character, a unique mystery and a metaphysical meaning. In this context, some numbers as personal and social symbols are particularly emphasized as subjects of religion, science and art. The number seven that attracted communities from the earliest times has continued to exist, adding new ones to their meaning built around abundance, order, renewal and development. It is understood that the number seven has a special place in the culture and beliefs of Turks since pre-Islamic times. This privileged situation, which has been riveted with the influence of Islamic mysticism, has allowed many cults to be formed around the number seven. Researches show that from the beginning of the 16th century to the mid19th century, the tombs with heptagon shaped were built in the Balkans. The tombs of Otman Baba, Kıdemli Baba, Akyazılı Sultan, Demir Baba, Ali Baba and Abdullah Baba, which are the seventh shrines that have survived to the present day, are the original structures showing the characteristics of the period in which they were built. Hasan-Hüseyin and Demirhanlı Gazi Ali Baba tombs, which have been rebuilt with modern materials, demonstrate the persistent use of a unique design, which implemented only in the Balkans. This element is not only limited to the plan scheme, it is also emphasized in the architectural elements and decoration repertoires in the buildings. This unique design, which does not appear in other geographies of Turkish-Islamic architecture, should have been shaped by the combination of many factors. In this study, it is aimed to determine the sources of the heptagon shaped tomps, which is a monumental product of beliefs developed on the axis of number seven.